• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • Kmaraş 10 °C
  • Kılıçdaroğlu sen neredeydin? Atatürk Havalimanı'nda kaçıyordun!
  • Erdoğan'ı yıkan ölüm haberi!
  • Bizi üzüyorsanız üzüleceksiniz
  • Kılıçdaroğlu sen neredeydin? Atatürk Havalimanı'nda kaçıyordun!
  • Erdoğan'ı yıkan ölüm haberi!
  • Bizi üzüyorsanız üzüleceksiniz

ASLOLAN İNSAN ONURU

Anayasa Mahkemesi’nin 51. kuruluş yıldönümü dolayısı ile düzenlenen törende konuşan AYM Başkanı Haşim Kılıç, yeni anayasanın her halükârda referanduma götürülmesini önererek, “Kırmızı çizgimiz insanlık onuru olmalıdır” dedi.

ASLOLAN İNSAN ONURU

      Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’tan yeni anayasa için referandum önerisi geldi. Anayasa Mahkemesi’nin 51. kuruluş yıldönümü sebebiyle düzenlenen tören devletin zirvesini bir araya getirirken, Başkan Haşim Kılıç’ın gündeminde yeni anayasa çalışmaları vardı. Kılıç, “Ben doğrusu eğer anayasanın tümüyle bir değişikliği söz konusu olacaksa, isterse 367’nin üzerinde konsensüs sağlansın, bence referanduma götürülmelidir. Halkın önüne götürülmelidir. 367’nin üzerinde de olsa referanduma gitmesi gerekir diye düşünüyorum” dedi.
“DEĞİŞMEYEN ŞEY ‘İNSANLIK ONURU’ OLMALI”
Anayasa Mahkemesi’ne yeni seçilen üye M. Emin Kuz’un ant içme töreni Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’nda gerçekleştirildi. Törene, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Yargıtay Başkanı Ali Alkan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Yardımcıları Bülent Arınç, Ali Babacan, Beşir Atalay ve Bekir Bozdağ, Danıştay Başkanı Hüseyin Karakullukçu, Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün ve yargı mensupları katıldı. Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, yemin töreninin ardından yaptığı konuşmada anayasa yapım sürecinde rol alan sosyal ve siyasal kurumların, değişmemesi gereken tek kırmızı çizgilerinin ‘insanlık onuru’ olması ve bunu anayasaya yansıtarak gelecek kuşaklara değerli bir miras bırakmalarının beklendiğini ifade etti.
“ANAYASA 150 YILDIR KONUŞULUYOR”
Haşim Kılıç, Türkiye’nin yeni bir anayasa arayışının bütün ağırlığıyla gündemdeki yerini korumaya devam ettiğini söylerken, aslında bu arayışın 150 yıldır güncelliğini hiç kaybetmediğini belirtti. Kılıç, “Anayasalar meşru temellere oturmadığı, değişime açık tutulmadığı sürece, bu arayışın devam etmesi kaçınılmazdır” dedi. Meclis’te oluşturulan Anayasa Uzlaşma Komisyonu hakkında da konuşan Kılıç, “Uzlaşma Komisyonu’nun ileri düzeyde radikal önerilere muhatap olmalarına rağmen, çalışmalarını büyük bir sabır ve olgunluk içinde sürdürmüş olması demokrasimiz adına ciddi bir kazanım olmuştur. Ancak, dört siyasi partimizin önerilerini sunduktan sonra, müzakere imkânlarını zorlamamaları, ortak bir paydada buluşmak için tıkanan noktada, yeni öneriler ortaya koymamış olmaları sürecin yavaşlamasına yol açmıştır” ifadelerini kullandı.
“TAM BİR UZLAŞI ÜTOPYA”
Siyaset kurumlarının tam bir uzlaşma sağlamasının zaten düşünülemeyeceğini dile getiren Kılıç, herkesin isteklerinin anayasada yer alması gibi bir ütopyanın gerçeklerle örtüşmeyeceğinin açık olduğunu belirtti. Önemli olanın referanduma sunulacak anayasanın, yüksek bir katılımla kabulünü sağlayacak ortak projelerin ortaya çıkarılması olduğunu kaydeden Kılıç, “Toplumu, çoğunluğun ya da azınlığın dayatmasıyla karşı karşıya bırakmak, sorunların derinleşmesine ve birlikte yaşama arzusunun zayıflamasına neden olacaktır. Kendi doğruları dışında öteki önerilere kapıları kapatmak, siyaset kurumlarının anayasayı değiştirme konusundaki samimiyetlerini sorgulama hakkını doğurur. Hızla değişen dünyada çözümsüzlükte direnmenin getireceği hiçbir kazanım olmaz. Çoğulculuğa dayalı geniş tabanlı bir uzlaşma süreci, ortaya çıkan sorunlar nedeniyle çoğunlukçu anlayışla da anayasa yapılabilir düşüncesine, haklılık kazandıran bir sürece dönüşmek üzeredir. Bu yöntem de demokratik bir çaredir ancak, meşruiyet sorununa ilişkin tartışmaları ortadan kaldırmayacaktır. Olumsuz sona erecek bir sürecin, yeni anayasa yapımının ancak, demokrasi dışı müdahaleler sonucu gerçekleşebileceği yönündeki temelsiz ve yersiz düşüncelere haklılık kazandıracağı unutulmamalıdır” diye konuştu.
3 TEMEL İLKE VURGUSU...
Tören sonunda gazetecilerin sorularını cevaplayan Başkan Haşim Kılıç, yeni anayasayla ilgili üç temel ilkenin çok önemli olduğunu söyledi.  “Birincisi, bildiğiniz gibi insanlık onuru, yani anayasanın felsefesinin, ruhunun, temelinin insan onuru olması gerekiyor” diyen Kılıç, “Çünkü insan onuru doğuştan eşit olarak yaratılan, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde de birinci madde olarak belirtilmiş çok önemli değer. Ben insanlık onuru dışındaki bütün değerlerin bununla izah edilebileceğini ve bu çerçevede, bunun verdiği imkânlar ölçüsünde düzenlenmesi gerektiğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.
TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERE VURGU
İkinci önemli ilkenin, temel hak ve özgürlüklerin teminat altına alınması olduğunu aktaran Kılıç, bugün yaşanan sıkıntıların en büyük kaynaklarından birisinin temel hakları sınırlandırma ölçüleriyle ilgili olduğunu kaydetti. Temel hakların katalogunun bütün dünyada aynı olduğunu dile getiren Kılıç, “Bütün anayasalarda hemen hemen aynıdır. Ancak sınırlarda farklılıklar var” dedi. Son ilkenin ise güçler ayrılığı olduğunu dile getiren Kılıç, “Kuvvetler ayrılığının net, açık bir şekilde onunda birbirinden ayrılması gerektiğini ifade ediyorum. Bugün sistem değişikliği ile ilgili olan öneriler ve projelerde buradaki yaşanan sorunlardan kaynaklanıyor. Bence de doğrudur. Yürütme ve Yasama organındaki bu vesayet ilişkisi, bu güçler ayrılığı ilkesini maalesef gerçekleştiremiyor. Bununla ilgili bir anayasal değişiklik ne şekilde yapılır onu bilmiyorum. Çünkü bu tamamen yasama organın takdirinde olan bir hadise. Ancak bir anayasa değişikliği yapılmaz ise belki siyasi partiler kanunda ve seçim kanunun da yapılacak değişikliklerle bu konuda daha demokratik çözümler üretilebilir diye düşünüyorum” diye konuştu.
ÇÖZÜM SÜRECİ
Anayasa Mahkemesi’nin 51. kuruluş yıldönümü töreninde yaptığı konuşmada üstü kapalı çözüm sürecine değindiğinin hatırlatılması ve çözüm süreci konusundaki düşüncelerinin sorulması üzerine ise Kılıç, “Toplumda son yıllarda bu nefret kültürünün gelişmesini biz de büyük bir endişeyle izliyoruz. Ben toplumda gelişen bu nefret söylemlerinin bir çözümü olarak bunları öneriyorum. Bu söylemlerin gerçekten en aza indirilmesi gerekiyor. Nefret söylemi maalesef bir araya gelmemizi ve müzakere etmemizi ve diyalog kurmamızı engelliyor. Bu engelleri ortadan kaldırmanın yolu da, bu nefret söylemlerine daha az yer vermek suretiyle barışçı çözümleri konuşma imkânına sahip olmamız” yanıtını verdi.
KILIÇDAROĞLU’NUN TÖRENE KATILMASI
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da törene katıldığının hatırlatılması üzerine ise Kılıç, şunları söyledi: “Biz tabii ki ana muhalefet partimizin liderinin böyle bir mutlu günümüzde bizi onurlandırmış olmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Tabii ki Anayasa Mahkemesi ana muhalefet, iktidar, bunların hepsi birbiriyle ilintili ve bağlantılı olan kurumlardır. Dolayısıyla gelmeleri, görüşmemiş, birbirimizi ziyaret etmemiz gayet normaldir. Normal olmalıdır. Bu diyaloglar kurulmalıdır. Biz sorunlarımızı ancak konuşarak çözebiliriz. Basın aracılığıyla ya da başka araçlarla konuşarak, görüşecek sorunları çözme imkânına sahip değiliz. Bu nedenle ben bu tür birlikteliklerin çok önemli olduğuna inanıyorum.”


  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Maraştan Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0344 224 18 45 | Faks : 0344 224 18 45 | Haber Scripti: CM Bilişim