• BIST 97.760
  • Altın 144,314
  • Dolar 3,5657
  • Euro 3,9985
  • Kmaraş 25 °C
  • Fitneciler kaybetti, AK kadrolar kazandı
  • AK Parti’de çifte tarama… Rapor tutuldu Erdoğan’a iletildi!
  • NATO’da bir dönem sona erdi… Erdoğan da katılıyor
  • Fitneciler kaybetti, AK kadrolar kazandı
  • AK Parti’de çifte tarama… Rapor tutuldu Erdoğan’a iletildi!
  • NATO’da bir dönem sona erdi… Erdoğan da katılıyor

ATIF ŞİRİKÇİ: ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ, YATIRIMCININ MALİYETLERİNİ DÜŞÜRÜR

Şirikçioğlu Mensucat ve Atıf Şirikçi kimdir? Kısaca açıklar mısınız?

ATIF ŞİRİKÇİ: ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ, YATIRIMCININ MALİYETLERİNİ DÜŞÜRÜR

Şirikçioğlu Mensucat; 1997 yılında 6 tane dokuma makinesi ile dokuma üzerine kurulmuş bir işletmedir. Kurucuları 4 kardeştir ve 4 kardeş hissedar olarak, birlikte ve uyum içinde çalışmaktayız. Uzun bir süreçten sonra, bugün itibariyle Türkiye’de ikinci 500 firma içerisinde 67. sırada yer almaktayız. Önümüzdeki yıl için, kendimize yeni hedefler koyduk. Bu hedeflerin içerisinde en önemlisi, ilk 500 firmada yer alabilmektir. Bu hedef doğrultusunda, yıl içinde yoğun çalışmalarımız oldu. Yılsonu itibarıyla elimizdeki veriler; önümüzdeki yıl ilk 500 firma içerisinde yer alacağımızı gösteriyor.

Ticaret ve Sanayi Odası, Kahramanmaraş’ın dışa açılan yüzüdür. Size göre oda bizi dışarıda yeterince temsil ediyor mu? Odanın faaliyetlerinden memnun musunuz?

Şirketim olarak; ben odanın faaliyetlerinden memnunum. Elbette yapılması gereken daha çok işler de var. Bunlar; oturulup, istişare edilerek yapılacaktır inancındayız. Oda; Kahramanmaraş’ın dışa açılan yüzüdür. Burada önceki sanayici portföyü ile yeni sanayici portföyü arasında çok farklılıklar var. Kahramanmaraş’ta günümüzden 2–3 kuşak öncesine kadar sanayici yoktu. Ama şu son iki kuşaktır sanayici kimliğine kavuşan nesiller oluşmaya başladı. Babası sanayici, oğlu sanayici olan insanlar var. Bu girişimciler, kurdukları firmalarının başında olmaya devam ettiklerinden, ikinci kuşakları daha iş başında değildir. Onun için Kahramanmaraş’ta bugünkü sanayinin geldiği noktayı, henüz tam olgunlaşmamış olarak tanımlayabiliriz. Şirketler kendilerini yeni yeni tamamlıyor. Şirketlerin; önümüzdeki süreçte daha güçlü olabilmeleri, kendi alt yapılarıyla alakalıdır. Bu şirketler bir nesildir çalışıp, ikinci nesile daha yeni geçiyor. Bir Adana’yı, Kayseri’yi örnek aldığımızda buralarda 3. ve 4. kuşaklar işi devralmışlar. Bundan dolayı Kahramanmaraş’taki sanayi yapısı daha çok ailesel ve dolayısıyla dışarıya henüz açılamamış bir yapıdadır. Önümüzdeki süreçte Kahramanmaraş’ta ki bu ivme devam ederse; sanayi kurumları tamamen kendi ayaklarının üzerinde durmaya başlayacaklardır. Sanayi kültürü, kuşaklar arasında öğrenilerek elde edilir. Sanayici kültürünün temeline baktığımız zaman, bir insanın sanayici olarak doğmadığını; süreç içerisinde babasını, dedesini örnek alan, yenilikçi ve gelişimci kuşakların oluşmasıyla başarılı sanayici olunduğunu görüyoruz. Bizler tamamen esnaflıktan gelen insanlarız. Bizde esnaf kültürü hale devam etmektedir. Ama sanayicilik farklı bir kültürdür. Kahramanmaraş’ın kısa bir süreç içerisinde bu değişimi sağlayacağına inanıyorum.

Ticaret ve Sanayi Odası’nın Tomsuklu ve ıslah organize sanayi bölgeleriyle ilgili bir çalışma vardı. Bunu nasıl değerlendirirsiniz?

Bence bu, olması gereken bir şeydir. Bizim üç bölgede işletmelerimiz var. Bu bölgelerdeki işletmelerin bize ekstra nakliyat, bekçi, aşçı ve özel sabit giderlerini göz önüne aldığımız zaman, maliyetlerimizin gereksiz yere kabardığını görüyoruz. Üç ayrı bölgede işletmemiz olacağına, tek çatı altında bir işletmemiz olsa daha uygun ve verimli olur. Ben bu düşüncemi Başkanımız Kemal Bey’e de söyledim.  Kendi şirketimden örnek vermek istiyorum. Biz Kayseri Yolu’nda boyama yapıyoruz, organize sanayi bölgesinde iplik yapıyoruz ve ardından ipliği Kayseri Yolu’na getirip boyuyoruz. Tekrar organize sanayi bölgesine gönderip dokuyoruz ve tekrar Kayseri Yolu’na getirip işliyoruz ve buradan sevk ediyoruz. Her nakliye sonuçta bir giderdir ve bu gider, milli servettir. Üretim kaynaklarının israfıdır. Bu giderler göz önünde bulundurulduğunda, Tomsuklu’da daha büyük bir yer alıp, parça halindeki tesislerimizi tek çatı altında toplamanın çok doğru bir şey olduğunu söyleyebilirim.  Bu; bize ve ülke ekonomisine çok büyük bir katkıdır. Bundan dolayı organize sanayi bölgeleri, Kahramanmaraş için bir can suyudur. Bunun bir an önce faaliyete geçirilmesi gerekir.

Burada organize sanayiyle ilgili uzun bir süreçten bahsediliyor. Kahramanmaraş’ta özel organize sanayi bölgeleri kurulabilir mi?

Kurulabilir ama özel organize sanayi bölgeleri kurabilmenin belli prosedürleri var. Bunları bir araya getirmek gerekir. Devlet burada baba rolü üstlenerek bu işin organizasyonunu yapabilir. Devlet ayağı olmadığı sürece özel işlerde fazla verim alınamaz. İşsizlik sorununun tek çözümü sanayileşmektir. Biz buralara yatırım yapalım ki buralarda insanlar çalışsın.  İşletmeler ülke ekonomisine, memleketimize, milletimize faydalı yerler olsun.

Ticaret ve Sanayi Odası siyasetçilerle barışık mı? Beraber çalışıyorlar mı?         

Bana göre barışıklar. Çünkü Ticaret ve Sanayi Odası, tüm kurumları tamamen bir arada tutan bir birimdir. Mehmet Bey başkan iken, söylediği bir şey vardı. O zaman 6 tane eski il başkanı meclisteydi. Bugün odada, siyasetin her kesiminden insanlar var. Zaten olması gereken de budur. Burada siyaset gözetmeksizin bizim Kahramanmaraş ekonomisini kalkındırmamız lazım. Ben şuna inanıyorum: Milletvekillerimiz, belediye başkanımız ve sanayicimiz hepsi bir noktaya bakarak Kahramanmaraş’ın önündeki engelleri, beraber aşmaya çalışıyorlar. Desteksiz bir sanayi hiçbir zaman bir noktaya gelmez. Burada belediyemize de, milletvekillerimize de iş düşüyor. Organize sanayi bölgesinin oluşmasında milletvekillerimize çok büyük iş düşüyor. Organize sanayi bölgesine başlandığında belediyemizin oraya en azından ulaşım hatlarını ve altyapıyı iyileştirecek çözümler bulması gerekir. Sanayinin her alanda gelişmesi, hem şehrimize, hem belediyemize, hem de insanlarımıza büyük katkısı olacaktır.

Kahramanmaraş Ticaret  ve Sanayi Odası (KMTSO)’nı çevre eşdeğer illerle kıyasladığımızda, aktif mi?

En büyük handikapımız Kahramanmaraş’taki sanayi branşının sadece 2-3 kalem olmasıdır. Düşünün; iplikte yakında koruyucu önlem bitiyor ve bu bittiği zaman burada en büyük zararı Kahramanmaraş görecektir. Ne Gaziantep, ne Adana, ne de Kayseri bu zararı görecekler. Bu noktadan yola çıktığımızda Kahramanmaraş’ın en büyük handikapı, sanayi dallarının çok fazla olmamasıdır. Çelik, altın ve tekstil sektörleri içerisinde, tekstil en büyük paya sahiptir. Bunu düşündüğümüz zaman Gaziantep’teki ve Kayseri’deki sanayiciler bize göre daha avantajlıdır. Ama bizim insanımız da gerçekten çalışkandır ve işini severek yapar. Bizde gelişen sektörlerde kriz olduğu zaman Kahramanmaraş halkı, Kahramanmaraş çalışanı doğrudan etkileniyor. İplikte,  bu koruyucu önlem kalktığında Kahramanmaraş’taki işçimiz, sanayicimiz bundan çok etkileneceği kanısındayız. Kayseri’de o kadar yoğunlaşmış bir tekstil sektörü yok. Ama mobilyası ve diğer sanayi kuruluşları gelişmiştir. Sanayicilik bir kültürdür. Bizim sanayicimiz hep tekstilci oldu, hep enerji işine giren oldu. Bunun akabinde, bazı yeni sanayi dalları gelmekte ama daha bu süreci tamamlayamadık. Tamamlasaydık, şunu derdik: ‘’İşte şu branşı getirelim, şunu yapalım.’’ Yeni sektörler geldikçe, Kahramanmaraş’taki sanayi çeşitlendikçe, Kahramanmaraş sanayicisi ve halkı, kriz ve koruyucu önlemlerin kalkmasından çok zarar görmez. Ama şu konum itibariyle zarar görecektir.

Odada, küçük ve orta büyüklükteki işletmelere (KOBİ) yönelik çalışmalar yapılmalı mı?

Elbette yapılmalı. Çünkü sonuçta KOBİ’ler, sadece Türkiye’de değil dünyada var. Kayseri’deki KOBİ anlayışını, Çin ve diğer bazı ülkeler örnek almıştır. Onların çalışmalarıyla bizim ahilik dediğimiz düzen arasında benzerlik var. Bizim de, küçük işletmeleri toparlayıcı, kurumsallaşmış yerler haline getirerek, bunların rekabet şartlarında verimli çalışmasını sağlayacak bir düzen kurmamız gerekir. Bu da firmalara destek vermekle olacaktır. Bu konuda çalışmalar, bana göre, yeterli değil ama alt yapısını oluşturup firmalara devletin daha iyi bir şekilde destek olması gerekir.

Meslek gruplarına yönelik odada bir ar-ge çalışması yapmak gerekli midir?

Tabi ki yapılmalıdır. Sonuçta bugün ar-ge çalışması olmayan işletmelerin mesafe kat etmesi mümkün değildir. Biz bunları kendi işletmelerimizde yapıyoruz. Örneğin; yeni bir iplik çıkmış, nasıl üretilir, ne şekilde üretilir gibi çalışmalarımız var. Ticaret ve Sanayi Odası da bununla ilgili bir çalışma yapıyor ama bunun yeterli noktaya gelmesi lazım. Önümüzdeki süreçte sanayicimiz farklı bir şeyler yaparsa ön plana çıkar. Bugün İtalya tekstilde bir numara olmuş ve biz onunla rekabet ediyoruz ama markalaşmış hiçbir firmamız yok. Ülke olarak iyi ve kaliteli bir fasoncuyuz. Dünyada bu işi yapan en iyi fasonculardanız. Kendi başımıza markalaşma noktasında mesafe kat edebilmemiz çok zor ama şu anda bununla ilgili; devlet ar-ge çalışmalarını yapıyor ve Ticaret Odası da bunu destekleyerek Türkiye’de de markalaşmanın belli bir noktaya gelmesi için çaba sarfediliyor. Markalaşmak; demekle olacak bir şey değil. Çok güçlü finansman altyapısı isteyen bir iştir.

Odaya kayıtlı üyeler arasında birlik var mı ve olmalı mı?

Bu birlik, önceden çok daha zayıftı. Çok eskiden, örneğin 15 yıl önce, Kahramanmaraş’ta bir işi yapan insanlar birbirlerine rakipti. Yaklaşık 10 yıldır, sanayiciler bu rekabet havasını üzerlerinden attılar. Artık birbiriyle rekabet yerine dünya ile rekabete girdik. Kahramanmaraş sanayicisi, eskisi gibi birbirlerine kıskançlıkla bakmıyor, herkes kendi işini yapıyor ve hiç kimse kimseye rakip değil. ‘Balık, gölünde avlanır.’’ diye bir tabir var. Kahramanmaraş’ta ne kadar sektör kendi içinde çeşitlenir ve pazar haline gelirse, bu pazardan en çok payı da bizler alırız. Sonuçta bir tane iplik tesisi olsa Kahramanmaraş’ta, bu belirleyici değildi. Ama ülke ipliğinin %40’ını üreten bir Kahramanmaraş; belirleyici değil söz sahibidir. Bunu ne kadar arttırırsak, dışarıyla rekabet imkanımız o kadar artar. Bugün dış piyasada bir Hindistan gerçeği ve bir Pakistan gerçeği var. Bu ülkeleri göz ardı etmeden, birlik ve beraberlik içinde sanayicilerin aynı noktaya bakması gerekir. Ben kendi işlerimde herhangi bir rekabet görmüyorum.

Kahramanmaraş’ta başarıyı yakalamış nadir işadamlarımızdansınız. Siyasette de başarılı bir döneminiz oldu. Odanın yeni oluşacak yönetiminde veya meclisinde göreve devam etmeyi düşünür müsünüz?

Kahramanmaraş’ta hep savunduğum bir tez: Bugün Kahramanmaraş sanayisinde 1000 firma varsa, bu firmaların temsilcilerinin Ticaret ve Sanayi Odası meclisinde olmaları gerekir. Birinci, olması gereken budur. Ayrıca çeşitli sektörler var ve her sektörün temsil edilmesi gerekir. Bir diğer önemli unsur ise tamamen tabana yayılan bir ticaret odası oluşması gerekir. Dışarıdan sürekli eleştiri gören değil, halkla ve üyeleriyle barışık bir ticaret odası olması zorunludur. Biraz daha fazla, sektörlerin temsili gerekmektedir. Hep şu söyleniyor: Ticaret ve Sanayi Odası’nda, tekstilcilerin söylemi yer almaktadır. 15 şirketimiz Türkiye’de ilk 1000 firma içerisindeyse, ülke ve bölge ekonomisine ciddi bir katkı sağlıyorsa; bu şirketlerin ticaret ve sanayi odasında temsil edilmesi gerekir. Temsilde bu kadar ağırlıklı tekstilci olur mu düşüncesi yer almaktadır. Benim şehrimde bu kadar tekstil ağırlıklı yapı varsa, böyle olması normaldir. Bu durumun da bu kadar  tenkit edilmemesi gerekir. Bunun yanında başka sektörler de var ve bunların da temsili söz konusu. Ama az temsil ediliyor diye bazı kesimler bunu yadırgıyorlar. İlk 1000 firmada 15 tanenin 12 tanesi tekstilci ise; Kahramanmaraş için bu durum olağandır.                     


  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Maraştan Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0344 224 18 45 | Faks : 0344 224 18 45 | Haber Scripti: CM Bilişim