1. HABERLER

  2. AYŞEGÜL KISAKÜREK: KMTSO’DA GÖREV YAPMAK İSTEYENLERİN BİRLEŞMESİ GEREKİR
AYŞEGÜL KISAKÜREK: KMTSO’DA GÖREV YAPMAK İSTEYENLERİN BİRLEŞMESİ GEREKİR

AYŞEGÜL KISAKÜREK: KMTSO’DA GÖREV YAPMAK İSTEYENLERİN BİRLEŞMESİ GEREKİR

Atlas Giyim ve Piserro kimdir? Kuruluş ve hedeflerinizden biraz bahseder misiniz?

A+A-

Atlas Giyim Sanayi, 1973 yılında ısmarlama terzi olarak Ali Rıza Kısakürek tarafından kurulmuştur. Şu anda Piserro markası ile tescilli perakende sektöründe ilerlemeyi hedefleyen, şu anda 14 tane Piserro perakende mağazası bulunan bir erkek hazır giyim üreticisidir. Günlük 1400 kapasiteyle Türkiye’nin ilk üç firmasından bir tanesidir. Yurt içinde ve dışında üst grup üretim yapan markaların fasonculuğunu yapan, 850 kişilik istihdam sağlayan, üretim farkına sahip bir fabrikadır.

İhracatınız var mı?

Yüzde 95 kapasitemiz ihracattır.

Hangi ülkelere ihracat yapıyorsunuz?

Almanya, Rusya, İsrail yoğun olarak, % 95 kapasitemizle ihracatta sattığımız bir üretim patlaması var.

Bugün ‘Piserro tamamıyla bir markadır.’ diyebilir miyiz?

Hayır, ama tek hedefimiz 2020’ye kadar ulusal, reel bir marka oluşturmak. Şu anda biraz yöresel ama yöresel olmasına rağmen dışarıdaki büyük şehirlerde de bilinilirliliği hızla artan bir markayız. Umarım bu saatten sonra bunu başarıcağız. Marka süreci, uzun yıllar emek isteyen süreç. Şu anki bulunduğumuz noktada memnunuz. Biraz daha emek gerektiriyor ve 2020 yılında bunu başaracağımıza inanıyoruz.

Firma olarak farklı sektörlere yatırımınız var mı?

Şu anda kaplıca projemiz var. Kaplıca projesiyle ilgili tahsisler ve yapılanmalar devam ediyor. Proje aşamasındayız ve 2014 yılında bunu aktif hale getirmeyi planlıyoruz.

Ticaret ve sanayi odaları, bu memleketin ekonomi olarak dışa açılan yüzüdür. Size göre Kahramanmaraş Ticaret e Sanayi Odası, bizi şehir dışında, yurt dışında yeterince temsil edebiliyor mu?

Ticaret ve Sanayi Odası, yapılanması bağlamında Kahramanmaraş’ta uzun yıllar, bir önceki yönetim tarafından markalaşma sürecini iyi takip etmiştir. Ama baktığımızda Kahramanmaraş’taki tekstil, çelik vs. yapısındaki sektörel ve gıda önderliğimiz, vizyonumuz. Sanayi odası, o önderliğin biraz gerisinde kaldı diye düşünüyorum. Çünkü bugün baktığımızda yurt dışında Kahramanmaraş denildiğinde tekstil devi olarak algılanabiliyorsa böyle bir sektörel gücü olan bir ilin sanayi odasının da çok ciddi, Ankara’da söylemleriyle, teşvikleriyle ve fikir beyanlarıyla etkili olması beklenir. Şu ana kadar çok başarılı olunan noktalar da var. Ama maalesef başarısız olduğumuz yerler de oldu. Yavaş yavaş biraz daha bakışların değişmesi ile vizyonların değişmesi ile jenerasyonun, yeni liderlerin katılmasıyla algılar biraz daha değişecek diye düşünüyorum. Daha iyi olacaktır. Çünkü yıllardan beri mevcut olan üyelerin değişmesi ile insanlar biraz daha yeni platformda, yeni mekânlar bulacaktır. O anlamda, ileride daha da umutluyum.

Sivil toplum kuruluşlarıyla siyasetçilerimiz barışık mı? Birbirlerine yeterince destek olabiliyorlar mı? Bunu nasıl değerlendirirsiniz?

Şu anda Türkiye’nin, içerisinde bulunduğu gerek siyasi, gerek ekonomik yapının hiçbir şekilde kutuplaşmaya ait olmadığı bir dönemde olduğunu düşünüyorum. Ne şu anda ne de ileride herkesin normal, ortak noktada birleşebileceği bir yapımız var. Çünkü artık 1980’li yıllardaki gibi uçlar yok. Artık orta yola yakın bir yerdeyiz. Dolayısıyla insanlar şahsi rantlarından dolayı, şahsi fikirlerinden dolayı diğer zümreye zarar vermekte biraz daha düşünmeleri lazımdır. Çünkü buradaki şahsilik, eninde sonunda gelip kendi ayağımıza dolanıyor. Onun için biraz daha geniş bakmak lazım. Ne kadar kucağımızı çok açarsak o kadar insanı kucaklamamız lazım. Bu, hem bizim için hem de çevremizdeki insanlar için daha hayırlı ve daha pozitif bir yaklaşım olur.

Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası (KMTSO)’da, en son gündeme gelen Tomsuklu ve ıslah edilmiş organize sanayi bölgeleri statüsüne dâhil edilecek bölgelerle ilgili ciddi çalışmalar var. Bunu takip ettiniz mi? Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Oda yeterince, burada, gayret gösterdi mi?

Sonuç bağlamında siz de takdir edersiniz ki büyük projeler, tek bir grubun aktif olarak çalışmasıyla çıkmaz. Milletvekillerinin, odanın, belediyenin, siyasi grupların bir araya gelip memleket için en hayırlı olanı tespit edip aynı noktada buluşulması gerekiyor. Ondan dolayı Kahramanmaraş’ta bir rekabet vardır. Aslında başarı ortaktır. Onun için başarıyı ortak üstlenildiğinde, başarı gerçekten tatlı olur. Ama kutuplaşmadan dolayı devam ederse yine bir şeyler eksik kalacaktır.

Tomsuklu’nun organize sanayi statüsüne alınması başarılı bir çalışma mıdır?

Kahramanmaraş gibi ekonomide çok büyük bir paydası olan ilde; bir projenin değil, şu ana kadar birkaç projenin bitmiş olması gerekiyor. Bugün bir Gaziantep, sağlı sollu baktığımızda sanayi gerçekten aç bir şehri üç gömlek yukarı taşımıştır. Bunu, gerek sosyal yapısındaki, gerek şehir planlamasındaki farklılıktan gözlemleyebiliyoruz. Kahramanmaraş’ta maalesef sonuçta ticarettir. Şehir planlamacılığı da bir ticarettir, sosyal yapı da bir ticarettir. Ne kadar şehre çok para gelirse, o kadar hepsi ivme kazanır ve kaliteli olur. Dolayısıyla şu andaki mevcut çalışmaların geç kalındığını düşünüyorum. Hatta projelerde birini bitirmek değil; üçünü, dördünü bitirmiş olmamız gerekir. Kahramanmaraş’ta şöyle bir durum var ve ben bunu yıllardan beri gözlemliyorum: Kahramanmaraş Ovası gibi tarım sektörünün çok büyük verimliliği olan ovalarda fabrikaların olmaması gerekir. Ben burada arsa sahibi olsam bile sağ tarafımda yılda iki defa buğday alabilecek tarlada ben 15 dönümlük yeri istimlâk etmem. Bunun vebali büyük. Çünkü dışarıdan buğday ithal eden bir ülkenin böyle tarlalarda, arazide sanayisi olmaz. Sanayi denilen yerler şehirden dışarıda olmalı. Ama ben Kahramanmaraş gibi yeni yerleşim yerlerine açılmayan yerlerde organize sanayilerin az olduğu ve sanayinin çok olduğu yerlerde çok ciddi bir tarla istimlâk revizyonu olduğunu düşünüyorum.

KMTSO’da, KOBİ’lere yönelik bir çalışma var mı? Proje üretiliyor mu? Üretilmesini ister misiniz?

Kesinlikle Türkiye’nin ekonomik yapısının en büyük hengâmelerinden biri, yıllardan beri, 1985 yılından sonraki yapılanmada orta ölçekli sanayilerin küçülmesi, yeni orta ölçekli sanayilerin çıkmaması sorunudur. Büyükler daha da büyüyor ve küçükler daha da küçülüp yok oluyor. Dolayısıyla büyük ölçekli işletmelerin, gerek personel istihdamı anlamında, gerekse diğer tedarik zinciri anlamında ortak ölçekli yerlere mecburiyetimiz var. Ama maalesef şu anda Türkiye’nin genel yapısında çok ciddi anlamda orta ölçekli, küçük ölçekli şirketlerin hızla revizyona uğradığını görüyoruz. Bu da ileride, ekonomik kısır döngülerin oluşacağı demektir.

Ticaret ve Sanayi Odası’nın bir ar-ge kurumu var mı? Eğer yoksa olması lazım mı?

Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası’nda ar-ge’miz yok. Olması lazım. Sonuçta ar-ge, ticaretin olduğu yerde, özellikle Kahramanmaraş gibi üretim yapan her yerde olması gerekir. Hatta ben kendi işletmemde bile söylüyorum. Bugün Avrupa’nın, bizden tek farkı, üretim kadar ar-geye ve insana yatırım yapmalarıdır. Bu konuda sadece Kahramanmaraş olarak değil Türkiye’deki genel ticari oluşumun olduğu her yerde ar-gelerin çok etkin olması lazımdır. Üniversiteyle sektörel birliğin çok paralel gitmesi lazım. Çünkü en büyük ar-genin besleneceği kaynaklardan biri de üniversitedir, diye düşünüyorum.

KMTSO’nın yapısının nasıl olması lazım? Projelerin neler olması lazım? Bir oda, nasıl bir yapıya sahip olmalıdır?

Genel anlamda, her şehrin kendine ait bir odası olmasının sebebi, her şehrin ticari dinamiklerinin farklı oluşudur. Dolayısıyla o şehrin ticari dinamiklerinin iyi analiz edilip gerçekten ihtiyaçlarının tespit edilmesi ve Ankara’ya bu tespitlerin doğru yerde iletilmesi gerekir. Sonuç bağlamında ben baktığımda bugün bir birey olarak, bir Atlas Giyim’in mensubu olarak Kahramanmaraş’ta istihdamla ilgili çok ciddi problemim var. Ben çalıştıracak işçi bulamıyorum. Dolayısıyla bu bölgelerde de çalışacak iş yeri yok. Belki öyle projeler geliştirilmeli ki Kahramanmaraş’taki bu işsizlik, ters orantılı ve diğer şehirlerden farklı bir yapıya sahiptir. Belki Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası’nın şöyle bir projesi olmalıdır: Kahramanmaraş’a yatırım teşviki değil de, işçi teşviki olması gerekir. Devlet, o işçinin maaşını vermeli, belki asgari ücretin iki katını vermeli ki cazip hala getirilsin. Kahramanmaraş da istihdamı genişletmeli. Bir bölgedeki işsizlik sorununa da çözüm getirilmelidir. Bunun gibi gerçekten yerel sorunların tespiti ve bu konuda çözümler üretilmesi lazım. Benim biraz önce söylediklerim hayalî şeyler olabilir ama sonuçta yapılmayacak şeyler değildir. Sonuç bağlamında sorun, Türkiye’nin sorunuysa çözüm de kendi içimizde. Yeter ki soruna ne kadar çözüm noktasında yaklaşıyoruz, bunu bilmek lazım. Sanayi Odası’nın gerek sosyal yapısı olarak, gerek insanlardaki sektörel kucaklaşmalar anlamında biraz daha sıcak, birleştirici bir kurum olması gerekir. Hepimiz birliğiz. Ne kadar birlik olursa o kadar dirlik olacaktır ve bunun en büyük merkezlerinden birisi de sanayi odasıdır, diye düşünüyorum.

Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

KMTSO’da gerçekten görev yapmak isteyen, gerçekten katkı vermek isteyen insanların birleşmesi gerektiğini düşünüyorum. Orası, bir kartvizitte yazılacak bir yer veya mekân değil, bunun vebali hepimizedir. Sadece üye olmak için, sadece yönetimde olmak için, sadece ticari açıdan önder olduğumuz için orada olduğumuzu düşünmüyorum. Bu anlamda başkanların, yönetim kurulu üyelerinin de, özellikle meclis üyelerine katkı sağlayacak vizyonlardan, katkı sağlayacak beyinlerden seçmeleri bu şehir için çok daha hayırlı olacağına düşünüyorum. 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.