1. HABERLER

  2. EĞİTİM VE DAVET PROGRAMI
EĞİTİM VE DAVET PROGRAMI

EĞİTİM VE DAVET PROGRAMI

Kahramanmaraş Rıdvan Hoca Vakfı Ortaöğretim Komisyonu tarafından KOSGEB binasında Eğitim ve Davet konulu program tertip edildi.

A+A-

 Program Yunus Emre OKUMUŞ isimli öğrencinin Ali İmran Suresi 102-110 ayetlerinin kıraatiyle programa başlandı. Aynı ayetlerin mealini ise lise öğrencisi Uğur KONUŞ okudu.

Programa vakıf başkanı Osman KURTOĞLU’nun açılış ve selamlama konuşması ile devam edildi. KURTOĞLU konuşmasında;”Önceliğimiz iyi yetişmiş bir nesildir. Ve bunun için çaba sarfediyoruz. Komisyonlar bazında yürütülen çalışmaların merkezinde eğitim faaliyetleri yer almaktadır.”

Kurtoğlu, 12 Aralık günü Bangladeş’te idam edilen Abdulkadir Molla’yı da andı. “Şehitlerin ortaya koydukları mücadelelerde ibret almamız gereken oldukça fazla örnek var” dedi. Bu konuşmadan sonra lise öğrencisi Abdulbaki YILMAZ da Abdulkadir Molla’nın ailesine yazmış olduğu son mektubu okudu.

Programa Anadolu Platformu koordinasyon Kurulu Başkanı Turgay ALDEMİR’in konuşmasıyla devam edildi. Aldemir’in konuşmasının özeti şu şekildeydi:  “İşe Müslümanlar olarak geri kalmışlığımızın nedenlerini sorgulayarak başlamalıyız. Şehidlere rağmen hayatta kalma mücadelemiz devam edecek. Hayatta silikleşmemek için mücadele etmemiz lazım. İhtiyaçlarımızı kontrol etmeli ve önem sırasına koymalıyız. Korkuları umuda dönüştüreceğiz. Aile tüm saldırılara rağmen kadim bir olgu olarak varlığını sürdürmektedir. Maalesef kendi ellerimizle çocuklarımızı pozitivist felsefeyle eğitim veren okullara teslim ediyoruz. İşin ilginci okul tercihi yaparken özellikle de üniversitelerde daha iyi para getiren daha iyi üniversiteler tercihimiz. Önceliklerimiz arasında uhrevi kaygılarımız son sıralarda geliyor. Adalet ve özgürlük temelinde mücadele eden bir gençlik yetiştirmeliyiz. NAHDA, toplumsal diriliş manasına gelir. Ortadoğu’da meydana gelen gelişmeleri iyi okumalıyız. Her eserin arkasında bir sistem ve o sistemin arkasında o sisteme inanan insanlar vardır. Yeni şeyler ortaya koyamıyoruz. Kitaplarımızın sadece fihristi farklı. İhtiyaçlar nispetinde çalışmalı ve yeni nesille ete kemiğe büründürmeliyiz. Çocuklarımızın dünyasına inmek durumundayız. Mü’minleri diğer insanlardan ayıran özelliklerden biri de üstün gayret göstermesidir. Olayları farklı okuyup bakabilmeliyiz. Fikirlerimiz için bedel ödemeli ve eski bilgilerimizi güncellemeliyiz. Zeki çocuk yok, yetenekli çocuk var.

En yeteneklilerimizi doktor veya avukat yapma telaşındayız. Peki alimler nasıl yetişecek? Soru sorabilen adamlar yetiştirmeliyiz. Sivilleşemeyen iki kurum kaldı Türkiye’de cemaatlar ve bürokrasi. Maalesef kurumlaşan cemaatler de orta yaş insan yetiştiriyor. Ahlak anlayışı kışla anlayışına dönüştü. Çocuklarımıza layık babalar olmalıyız. Bize öğretmenlik edecek nesiller yetiştirmeliyiz.”

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.