• BIST 97.713
  • Altın 143,932
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • Kmaraş 17 °C
  • Fitneciler kaybetti, AK kadrolar kazandı
  • AK Parti’de çifte tarama… Rapor tutuldu Erdoğan’a iletildi!
  • NATO’da bir dönem sona erdi… Erdoğan da katılıyor
  • Fitneciler kaybetti, AK kadrolar kazandı
  • AK Parti’de çifte tarama… Rapor tutuldu Erdoğan’a iletildi!
  • NATO’da bir dönem sona erdi… Erdoğan da katılıyor

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Hüseyin Yılmaz

Peygamber (sav) Efendimiz'den Abdullah ibn-i Ömer RA'ın bir hadisini bu münasebetle hatırlayalım, duymuşsunuzdur:

(Lâ tenkihun-nisâe lihüsnihünne, feasâ hüsnühünne en yürdîhünne; ve lâ tenkihûhünne alâ emvâlihinne, feasâ emvâlühünne en tutğîhinne; venkihû hünne aled-dîn. Ve leemetün sevdâu cerdâu zâtü dînin efdal)

Tercüme edelim bu hadis-i şerifi: "Kadınları güzelliğinden dolayı nikâhlamayın, yâni güzelliğinden dolayı kadınlarla evlenmeyin! Çünkü, güzelliği belki onu şımartır, helâk eder.

Mallarından dolayı da onlarla evlenmeğe kalkışmayın! Belki malları onları taşkınlığa sevkeder.

Güzellikleri yoldan kaydırtır, hatâlar yaptırtır, malları kibire düşürebilir. (Venkihùhünne aled-dîn) Dindarlığı sebebiyle onlarla evlenin! Malsız mülksüz, çıplak, siyah bir köle, ama dindar bir köle daha üstündür."

Bunun rivayetinde zayıf râvî var ama, bu konuda başka bir hadis-i şerif daha var, konuyu takviye ediyor. Sahîhayn'da olan, Ebû Hüreyre RA'dan rivayet edilmiş diğer bir hadis-i şerifte Peygamber SAS Efendimiz buyuruyor ki:

(Tünkehul-mer'eti lierbain) "Bir kadın dört sebepten dolayı nikâha alınabilir. Yâni bir kadınla dört sebepten dolayı evlenilebilir: (Limâlihâ) Malı dolayısıyla evlenilebilir. 'Zengin bu kadın yâhu!' diye evlenilebilir. (Ve lihasebihâ) Soyu dolayısıyla, hasebi nesebi dolayısıyla alınabilir. 'Bu kadın, meşhur filânca aileden, şanlı şerefli bir aileden' diye alınabilir.

(Ve licemâlihâ) Güzelliğinden dolayı alınabilir. (Ve lidînihâ) Bir de sàliha olduğundan, dindar olduğundan dolayı alınabilir. (Fazfer bizâtid-dîni teribet yedâke) Eli toprak olasıca, sen dindar olanı bulmağa bak!" diye, Peygamber Efendimiz karşısındakine böyle bildirmiş.

Demek ki nikâhlamak istediğimiz zaman, bir kız aradığımız zaman, -ya kendimiz evleneceğiz diye, veya oğlumuzu evlendireceğiz- gelin arıyoruz diye bakarken, ne mala, ne soya, ne güzelliğe bakacağız; öncelikle dindar mı, sàliha mı, kuvvetli mü'min mi diye ona bakacağız. Bu Buhàrî'de Müslim'de aynen böyle belirtilmiş.

Bu konuda diğer bir hadis-i şerif daha okuyalım. Abdullah ibn-i Ömer, Rasûlüllah SAS'in şöyle buyurduğunu naklediyor:

(Ed-dünyâ metâun ve hayru metâid-dünyâ el-mer'etüs-sàlihah.) Dünya, istifade edecek nimetlerin olduğu bir yerdir ve dünya meta'larının, istifade edilecek nimetlerinin hayırlısı da, sàliha bir kadındır." buyuruyor Peygamber SAS Efendimiz.

İşte bunlardan dolayı dindar bir kızla, kadınla evlenilmesi tavsiye ediliyor.

(Ve lâ tünkihul-müşrikîne hattâ yü'minû) "Kızınızı, evlâdınızı veya sözü sizde olan, size sorulup sizden istenen bir kadını, mü'min olmadıkça bir müşrikle evlendirmeyin! Yâni söz sahibi olduğunuz takdirde, babası veya velîsi iseniz, müşrik erkeklerle mü'min kadınları sakın evlendirmeyin!"

Bu konuda başka ayet-i kerime var. "Bu Mekke'den Medine'ye hicret edip de gelen mü'min kadınları geriye göndermeyin!" diye ayet-i kerime inmişti. Orada böyle buyruluyordu:

(Fein alimtümûhünne mü'minâtin felâ terciùhünne ilel-küffâr.) "Onların mü'min kadınlar olduklarını öğrenirseniz, kâfirlere geri göndermeyin! (Lâ hünne hillün lehüm) Bu mü'min kadınlar o kâfir kocalara helâl değildir. (Ve lâ hüm yahillûne lehünne) O kâfir kocalar da mü'min kadınlara helâl değildir." (Mümtahine: 10) diye ayet inmişti. Ama hüküm bu: Mü'min kadın kâfir erkeğe helâl değildir, kâfir erkek mü'min kadına helâl değildir, evlenemez.

Bu sebepten dolayı, ayet-i kerimenin bu kısmında da buyruluyor ki:

(Ve lâ tünkihul-müşrikîne hattâ yü'minû) "Kızları, kadınları müşrikle evlendirmeyin! (Ve leabdün mü'minün hayrun min müşrikin velev a'cebeküm) Hoşunuza gitse bile, onlar yerine mü'min bir köle bile daha hayırlıdır; köle ile evlendirin, müşrikle evlendirmeyin! (Ülâike yed'ùne ilen-nâr) Böyle yaparsanız, yâni müşrik kadın alırsanız; veyahut sözü sizin ağzınızdan çıkacak olan, nikâhında velîsi olduğunuz kadını veya kızı müşrikle evlendirirseniz, o zaman onlar onu cehenneme götürürler, dâvet ederler." Yâni oturup kalkarken, konuşurken, görüşürken, kendi fikirlerini aşılarlar, dünya sevgisini aşılarlar, yanlış işler yaptırırlar. Dünyayı tercih ettirirler, ibadetleri bıraktırırlar, sonuç vahim olur. Ahiretleri mahvolur, harab olur. Böyle yapılmaması lâzım!

Biliyorsunuz, Hazret-i Ömer'in de bir menkabesi var, onu da bu vesileyle anlatalım. Yâni, dindar insan aranmasını gösteren menâkıbdan birisi:

Hazret-i Ömer halife iken, devriye geziyormuş. Gezerken mahalle arasında bir evden, anne kızına sesleniyor:

"-Kızım, sütün içine su kat!.." diyor.

Dışarıda da tesadüfen ordan geçiyor Hazret-i Ömer, duyuyor sesi,

"-Anne Halife Ömer 'Süte su katmayın, hîle yapmayın!' diye emretmedi mi?.."

"-Canım kızım, şimdi Hazret-i Ömer nerden duyacak, nerden bilecek, sen sütün içine suyu kat!" diyor.

O zaman kız diyor ki:

"-Hazret-i Ömer bilmese bile, Allah bilmiyor mu?.. Emîrül-mü'minîne itaat etmek lâzım! Katmamız doğru olmaz." diyor.

Hazret-i Ömer gece o evi işaretliyor, belliyor, hatırında tutuyor. Ondan sonra sahbahleyin gidiyor o eve, veya haber gönderiyor; o evin kızını daha boyunu posunu, rengini, yüzünü görmeden; kusuru var mı, yok mu, kör mü, sağır mı neyse hiç araştırmadan, oğluna o kızı istiyor. "Sizin evinizdeki kızı istiyorum!" diyor. Çünkü, akşamdan takvâsını duydu. Yâni, "Hazret-i Ömer görmese bile, duymasa bile, Allah görmüyor mu, duymuyor mu anne? Süte su katmayalım!" demesinden, hoşuna gittiği için oğluna gelin alıyor kızı.

Ah işte hep böyle olsa... Sonra tabii arkasını da söyleyelim, o aileden, o güzel hatunla Hazret-i Ömer'in oğlundan nesil devam ediyor; Emevîlerin meşhur Ömer ibn-i Abdül-azîz isimli dindar, takvâ ehli, büyük hükümdarı dünyaya geliyor. Hazret-i Ömer'in torunu, onlardan doğuyor.

Demek ki, sàliha kimselerle evlendirirsek çocuklarımızı, veyahut da kızlarımızı sàlih kimselere verirsek, bereket olur, sonu hayır olur. Eğer aksi yapılırsa, başka hesaplar yapılırsa; imana, dine, İslâm'a sığmayan dünyevî hesaplar yapılırsa; onun sonunda da çok zararlar çıkar, pişmanlıklar olur. Sonunda da ahiretleri mahvolur. Bunu sağlayanlar da sorumluluk altında kalırlar.

Allah-u Teàlâ Hazretleri her yaptığımız işi rızasına uygun yapmayı nasîb etsin...

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Maraştan Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0344 224 18 45 | Faks : 0344 224 18 45 | Haber Scripti: CM Bilişim