1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. FAHRİ KURT: İKİ SİLAH DÜŞTÜ MARAŞ’A
FAHRİ KURT: İKİ SİLAH DÜŞTÜ MARAŞ’A

FAHRİ KURT: İKİ SİLAH DÜŞTÜ MARAŞ’A

“Patriot Sistemleri Alman Harekât Birliği Komutanı Marcus Ellerman’ın belirttiği gibi, Türkiye'nin NATO'dan talep ettiği patriot hava savunma sistemlerini taşıyan ''Suecia Seaways'' adlı gemi, 300 araç, 100 konteyner ve 400 asker ile önceİskenderun Liman

A+A-

 Gelen füze bataryaları, K. Maraş, Gaziantep ve Şanlı Urfa’ya yerleştirilecekmiş. Türkiye’ye muhtemel saldırıları behemehâl bertaraf edecekmiş.

 Türkiye’ye kim saldıracak?Suriye, İran… Avrupa’da bizi koruyacak. Hem de “Kahraman, Gazi, Şanlı” olan bu üç şehri. Füzelerin buralara konması tesadüfi olamaz. Bu şehirlerin tarihi şan ve şereflerini, alpliğini, bahadırlığını gölgelemek gibi bir psikolojik tarafı da olabilir. Daha önce İsrail’e de bu böyle bir sistem kurdular. Hamasın füzeleri karşısında çaresiz kaldı. İsrail şimdi bu sistemi yeniden gözden geçirme kararı aldı. Bu isteğini ABD’ye iletti.

 Batı Türkiye’nin başını belaya sokmak için uğraşıp duruyor, eline silah veriyor. Komşuları birbirine kışkırtıyor. İkinci Abdülhamit’in Avrupa’ya karşı yürüttüğü “birbirine düşürme,ayrıştırma,uğraştırma,boğuşturma”siyasetini şimdi Avrupa bize uyguluyor.

 Bu iki silah bana Almanların birinci dünya savaşında Türkiye’ye gönderilen Yavuz(Goeben ve Midilli (Breslau)gemilerini hatırlattı. Her şey gayet masumane, makul şartlar içinde sessizce yapılıyor.

 Tarihin aynasına baktığımızda Osmanlı’nın ilk defa parçalanma düşüncesinin ortaya atıldığı, Avrupa’nın yeniden, dünya güç dengelerine göre şekillendirme düşüncesinin merkeze alındığı, 1815 Viyan’a Kongresi, Osmanlı’nın ilk defa Avrupa’ya el açıp borç para aldığı,1774 Küçük Kaynarca anlaşması ve yine Osmanlının Avrupa’nın güdümüne ve garantörlüğüne girdiği,1856 Paris anlaşması ruhunun bu yüz yılda da devam ettiğini görmekteyiz.

  Türkiye o günlerden beri dış siyasette “denge” politikası izlese de her zaman yüzünün batıya dönük olduğu açıkça belli.1949 ‘da kurulan NATO’ya, ülkemiz 1952 yılında girdi. Başlıca giriş sebebi “güvenlik”. Ancak Türkiye’nin güvenliğinden ziyade Avrupa’nın güvenliği esas olmuş, Türkiye ise Avrupa’nın ucuz jandarmalığını yapmıştır. Şimdi yine sömürgeci batı Suriye’deki emelleri için Çin-Rus-İran tehdidine karşı Türkiye’yi kullanmakta, ülkemiz bu emperyalist canavarların boğuşma alanı yapılmak istenmektedir. Savaş, Müslüman ülkelerin topraklarında olmalı, kan ve gözyaşı buralarda akmalı ki Avrupa güvende olabilsin.

 Avrupa, geçen yüz yılda, bugünkü Türkiye’nin otuz katı büyüklüğündeki Osmanlıyı otuz kat küçülttü, bu yüz yılda ise geri kalan ana gövdeyi yaracak, sonra da bir daha doğmamak üzere Türkleri ana rahminde, Anadolu bozkırına “titanlar”gibi hapsedecekler.

Bana göre Maraş bahane asıl maksat ise İsrail’i korumadır. Avrupa bizi ne zaman korudu ki şimdi korusun. Bir zaman kazma kürekle kovduğumuz Fransızların yerine Almanları kendimiz davet ettik. Ne garip bir çelişki değil mi?

Avrupa emperyalizmine karşı kurtuluş savaşı veren Türkiye, şimdi onların bir eklentisi oldu. Kendini koruyamaz, zavallı duruma düştü. Çanakkale Savaşı üzerinden doksan sekiz yıl geçmiş ama hala kendimizi koruyacak silah sistemlerini geliştirmemişiz. Hala denizler de güçlü bir donanmamız yok. Ordumuzun silah ihtiyacının yüzde doksanı dışardan. Son yıllar “Fırtına” tankı gibi İnsansız keşif hava aracı gibi savunma sanayimizin ihtiyacı olan silahları üretmede bir gayreti var. Acı bir gerçek ki, biz Avrupa’yı yüz yıl geriden takip ediyoruz.

 Avrupa Suriye’nin pimini Türkiye ile birlikte çekti, sonra da geri çekildi. Türkiye’yi Suriye ateşi ile karşı karşıya bıraktı. Bu yüzden bütçe açığımız elli milyara yaklaştı.

Yaşadığımız bu olaylar Avrupa’nın yüz yıl öncesi siyasi, sosyal, ekonomik planlarının, adım adım çalışmalarının tabii sonuçlarıdır.Sebepleri bilmeden sonuçları konuşamayız. Fransızların, Kavalalı M.Ali Paşa’yı isyan ettirip(1831-1841), Osmanlıyı köşeye sıkıştırtıp, Avrupa’nın kucağına oturttuğu gibi şimdi de benzer oyunlara devam ediliyor.Tabi tarih ibret alınmadığı için tekerrür etmektedir.

 İki Müslüman ülkeyi savaştıracaklar. Birbirlerini bitirtecekler, sonra da kendileri hakem olacaklar, kulaklarından tutup istedikleri maddelerin altına imza attıracaklar. Biz savaş meydanlarında kazansak bile onlar savaşmadan masada hep kazanacaklar. Türkiye, “anakonda yılanı”; batının sarmalından nasıl kurtulur, bunu yüce Türk büyükleri daha iyi bilir. Allah, milletimizi ve vatanımızı korusun. Tek sahibimiz, yardımcımız, dostumuz O’dur.İki silah geldi Maraş’a halka temaşa…dilerim hiç kullanılmaz. Geldikleri gibi giderler…

Temel Fadime’yi öpmüş.Fadime, “ya Temel,öpmene bir şey demiyorum da,şu salyanı eteğine silmen çok ağırıma gidiyor,,,”demiş.Avrupa bizi neden öpüyor sizce? Bismark cevap vermiş. “Beni bir kere öpeni ben iki kere öperim.”

Fahri KURT

fatihkoyder@hotmail.com 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.