• BIST 82.779
  • Altın 146,779
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • Kmaraş -1 °C
  • Adil Öksüz yurtdışına mı kaçtı?
  • Türkiye ve Rusya arasında yeni bir ittifak kuruldu
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'vatandaşlık' açıklaması
  • Adil Öksüz yurtdışına mı kaçtı?
  • Türkiye ve Rusya arasında yeni bir ittifak kuruldu
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'vatandaşlık' açıklaması

FRANSIZ İŞGALİNİ AŞAĞILAYAN DAVULCU HALIL AGA

Bazı devletlerin teşvikiyle "Büyük Ermenistan” idealini yaşayan Ermeniler, Maraş'ın İngilizler tarafından işgalinde, umduklarını bulamamışlar ve bütün ümitlerini Fransız işgaline bağlamışlardı.
FRANSIZ İŞGALİNİ AŞAĞILAYAN  DAVULCU HALIL AGA

Maraş ve bölgenin işgali el değiştiriyor ve Fransız işgali kesinleşiyordu. Ermenilerde taze ümitler belirmiş, aşırı derecede seviniyorlar, şımarıyorlardı. Şımarıklıkları Türkleri rencide edecek derecelere varıyordu. Çocuk-büyük, kız-kadın bütün Ermeniler Fransız işgalini coşku ile karşılamaya hazırlanıyorlardı.

Bu hengamede, 10-15 aileden ibaret olan Yahudi topluluğu ile Abdâl aşiretinin hangi tarafı tuttukları belli değildi. Fransız işgal kuvvetlerinin Maraş’a gireceği gün kesinleşti. Ermenilerin en zengini ve hatırı sayılan en nüfuzlusu eski Maraş Mebusu (Milletvekili) Ermeni eşrafından Agop Ağa, Abdâl aşiretinin Boybeyi ve en usta davulcusu Abdal Halil Ağaya (Halla) gelmesi için haber saldı. Halil Ağa gelince ona;

- Etba’ım topla gel. Ordusunun başında gelen büyük Fransız kumandanını karşılamağa gideceğiz, dedi Agop Ağa.

Öteden beri Hırlakyan Ağop Ağa’nın emrine amade olan ve onu eğlendirmek için kırk takla atarak davul çalan Abdal Halil Ağa bu defa:

- Olmaz, gelemem, dedi.

Beklemediği bu red cevabı karşısında Agop Ağa:

- Kasnağını  altunla dolduracağım gelirsen, dedi.

Uzun sakalını avucu içinde tutan Davulcu Halil Ağa:

-   Belli, bilirim, hemide davulumu değil, evimi bile altunlarınla doldurursun, dedi. Amma bu din bahsi... Bir çomak bile vuramam, cevabını verdi.

Abdal Halil Ağanın bu davranışı hemen şehirde duyuldu. Türkler onun mertlik ifadesi olan bu jestini çok beğendiler. Aynı günün akşamı... Evi aynı mahallede bulunan ve Hırlakyanların konağından rahatça görülebilen Şişman Hacı Ahmet Ağa’nın toprak damı üzerinde kütükler kayıldı (çatıldı), ateş yakıldı. Gecenin karanlığında yükselerek etrafı aydınlatan kızıl alevlerin etrafında halaylar çekildi, oyunlar oynandı. Örnek yiğit Halil Ağa’nın davulu delercesine vurduğu çomağın çıkardığı davul sesleri bütün geceyi yankılandırdı. Etraftaki Türkler evlerinin damlarına çıkarak davul-zurna seslerine alkış tutuyor, Ermeniler ve Fransızlar o tarafa bakmağa bile cesaret edemiyorlardı.

Bu suretle Türklerde maneviyyat ve moral yükselirken, yiğit Halil Ağanın gümbür gümbür çaldığı davul seslerine karışan çetelerin naraları düşmana gözdağı veriyor, onları korkutup sindiriyordu. Arada bir mertçe, erkekçe haykırmalar geceyi yırtıyor, Hırlakyanlara ve işgal kuvvetlerine hakaretler yağdırıyordu.

Agob Ağa hırslanmış, dişlerini gıcırdatıyordu. Dudakları titreyerek konuşamayan ve sapsan kesilmiş olan mama'sına (eşine): O şişman oğlunun alacağı olsun, dedi. Zamanı gelince, halay çektikleri evinin damı Fransız topçu ateşlerine hedef olacaktır. Korkmayın, hem de o günler çok uzak değil... Şişmanoğlu'nun damına top mermileri yağacaktır. O abdalın ihtiyarı da yalvaracak, elime ayağıma kapanacaktır, diyerek horantası fertlerine moral vermeğe çalışıyordu.

-                İşte Maraş’ta Fransız işgali böylece başladığı gün bitmiş oluyor, silahsız soğuk (psikolojik) harbi "Bu din bahsi, bir çomak bile vuramam" cevabıyla Davulcu Abdal Halil Ağa başlatmış bulunuyordu. Bu soğuk harp, Kahraman Sütçü İmam'ın Uzunoluk kahramanlığı ile kendini göstererek daha 24 saat geçmeden belirli bir hüviyet kazandı. Pazarcıkta kurduğu karargahından işgal kumandanına ulaştırdığı bomba gibi patlayan “Gelirsem kendileri yerle yeksan ederim" ve benzeri ültimatomlarıyla Gazinin dört süvarisinden biri olan Kılınç Ali Bey silahsız soğuk harbi sürdürüyordu. Silahsız bu soğuk harp, “Bayrak olayı” ile doruk noktasına yükseldi. Bu soğuk harpte Ulu camii 'den yükselen “Cuma namazı hür olan insanlara farzdır. Hürriyetin alameti ise bayraktır. O halde bayraksız cuma kılınmaz” sözleri silahlı sıcak harbin toplarından, tüfeklerinden daha etkili oldu. Cemaat, ölüm kusmağa hazır çelik namluların önünde kale burçlarına tırmandı, şanlı Türk bayrağını gönderine çektikten sonra gölgesinde cuma namazını eda etti.

-              İşte böyle... Fransız işgali, başladığı gün (30 Ekim 1919) bitmiş, soğuk harp Davulcu Abdal Halil Ağanın nüfuzlu Ermeni büyüğü Hırlakyan Agob Ağaya karşı çıkarak “Bu din bahsi...” sözleriyle başlamış, ateşli sıcak şehir harbinin başladığı 21 Ocak 1920 tarihine kadar 82 gün sürmüştü.

-              Başlatılan sıcak şehir savaşı sırasında Hırlakyan ve Fransızlar, Maraş'ın Müslüman halkı karşısında dayanamayacaklarını anlamakta gecikmediler. Ama silahsız soğuk savaşın başladığı gün, davul-zurna ve halaylarla düşmana gözdağı vermiş olan Şişman zade Hacı Ahmet Ağanın damını da Fransız topçusuna hedef göstermeği de ihmal etmediler. Fransız topçusu iyi hesapladı ve iyi nişan aldı, Şişman Hacı Ahmet Ağanın damına isabet kaydetti. Bu arada çoluk çocuğuyla ocak başında oturan bitişik komşu Zaim Ali'nin toprak damı da bu atıştan kurtulamadı. Bir top mermisi de o dama düştü, damı deldi, altındaki tahta çardağı da yıkarak ahıra saplandı. Düşman işgal kuvvetleri, Maraş Türklerinin başlattığı ateşli sıcak şehir harbine 22 günden fazla dayanamadı ve 22. günün gecesinde gizlice şehir dışına çıkarak, işgali altında tuttuğu askeri kışlayı da yaktıktan sonra İslahiye istikametinde kaçmak zorunda kaldı.

Maraş’ılar düşmanı kovmuş, kendini kurtarmış ve milli mücadelenin ilk zaferini kazanmıştı. Bu zafer, işgal altındaki bütün şehirlere moral kaynağı oldu.

Abdal Halil Ağa aynı zamanda bir Osmanlı askeridir. Yemen savaşına katılmış Belediye Başkanımız Mustafa Poyraz Bey’in dedesi Mustafa Boyraz’la  beraber yemen cephesinde savaşmıştır. Ordularımızın dağılması ile birlikte Mekke’ye gelerek merhum Mustafa Boyraz ile birlikte hac yapmış bir yemen savaşı gazisidir. Bu anıyı bizlere 2010 yılında Ramazan Bayramı ziyaretinde Belediye Başkanımızın babası Zekeriya Poyraz amca nakletmiştir.

Bu savaşta, “Bu din bahsi" sözleriyle silahsız soğuk harbi başlatan Davulcu Abdal Halil Ağa’nın aşireti Kıptilerin hangi tarafta oldukları apaçık ortada idi.

Milli mücadele sona ermiş, büyük zafer kazanılmış, Türkiye Büyük Millet Meclisince Maraş’ta kimlere istiklal madalyası verilmesi gerektiği soruldu... Maraş kahramanların harman olduğu bir Türk şehri idi. Tek kalp, tek gönül halinde birlik beraberlik vardı, çatlak tek ses duyulmamış, milli görüşe aykırı tek davranış olmamıştı. Kadın, erkek, yediden yetmişe her Türk savaşa atılmış, milli mücadelenin ilk zaferinde her Maraşlımın payı vardı. Türkiye Büyük Millet Meclisi tüm Maraşlıları KIRMIZI ŞERİTLİ İSTİKLAL MADALYA ’sına müstehak ve layık gördü ve Kahraman Maraş şehri dünyada madalyalı tek şehir oldu.

 


  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Maraştan Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0344 224 18 45 | Faks : 0344 224 18 45 | Haber Scripti: CM Bilişim