1. HABERLER

  2. EĞİTİM

  3. GAZİANTEP EĞİTİMDE NEDEN BAŞARISIZ
GAZİANTEP EĞİTİMDE NEDEN BAŞARISIZ

GAZİANTEP EĞİTİMDE NEDEN BAŞARISIZ

Zirve Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Töremen, Gaziantep’in eğitimde neden başarısız olduğu ve bu konuda neler yapılabileceğiyle ilgili bir çalışma yaptı.

A+A-

 Mevcut durumu ve yapılması gerekenler hakkında açıklama yapan Töremen, Gaziantep’in LYS’de göstermiş olduğu başarısızlığın tek bir nedenden kaynaklanmadığını, birçok konuda eksiklikler olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

Gaziantep’te derslik başına düşen öğrenci sayısı LYS’de başarılı olan illere göre oldukça yüksek. Aynı şekilde öğretmen başına düşen öğrenci sayısıda diğer illere göre yüksek kalmakta. Tüm bunların yanı sıra okuma alışkanlığının olmamış olması bir başka başarısızlık nedeni. Konu hakkında açıklama yapan Prof. Dr. Fatih Töremen, “Burdur’da derslik başına düşen öğrenci sayısı 18, Kilis’te 21, Aydın’da 22, Denizli’de  25, Bursa ve Koaeli’de 28, İstanbul’da 32 iken, bu sayı Gaziantep’te 51 dir. Öğretmen başına düşen öğrenci sayısı diğer illere göre daha yüksek gözükmektedir. Burdur’da öğretmen başına düşen öğrenci sayısı 14, Aydın’da 15, Denizli’de 17, Kocaeli’de 19, Kilis ve Bursa’da 20, İstanbul’da 23 iken, bu sayı Gaziantep’te 30 dur” dedi. 2012 LYS sonuçlarına göre Gaziantep’in en başarısız olduğu puan türü TS olurken bu puan türü okuma alışkanlığı, okuduğunu anlayabilme, analiz ve sentez yeteneğiyle ilgili. Öğrencilerin kitap okuma, kütüphanelerde tarama yapma alışkanlıklarının akademik başarıda önemli bir nokta olduğunu belirten Töremen, “Gaziantep’te yalnızca 4 kütüphane ve 20 civarında çoğu kırtasiye ağırlıklı kitapçı bulunmaktadır. Bu sayı il nüfusuyla karşılaştırıldığında oldukça yetersiz.” dedi.

BABALAR EĞİTİME İLGİSİZ

Öğrencilerin başarılarıyla okul-aile işbirliği arasında pozitif korelasyon olduğu görülmekte. Zirve Üniversitesi  Eğitim Fakültesi’nin Gaziantep’te verilen aile eğitimi seminerlerinde, aileler tarafından gerekli katılımın sağlanmadığını dile getiren Töremen, özellikle babaların eğitime karşı ilgisizliği baskın bir şekilde dikkat çektiğini belirtti.  “Dünyanın en gelişmiş okul sistemleri daha iyiye gitmeyi nasıl başarıyorlar?” isimli bir raporda,İyi eğitim ancak iyi öğretmenle mümkündür” düşüncesine dayandığı ve öğretmen kalitesinin eğitim sisteminin temel kriteri olduğu görülmekte. Öğretmenliğin duygusal emek yoğun bir meslek olduğundan idealist bir tutumla desteklendiğinde başarı oranı artacağını savunan Töremen, “Bu motivasyonu özel sektör daha canlı tutmaktadır. Bu bağlamda dünyanın bir çok ülkesinde modellenen özellikle ‘Charter schools’ modeliyle bilinen “Devletin özel sektörden hizmet alması” modelinin devlet denetimine paralel yaygınlaştırılması kritik bir adım olacaktır. Bu anlamda ilimizde özel öğretimde sektör oranı artırılarak teşvik edilmeli ve ekonomik, yönetsel ve teknolojik katkılar yapılmalıdır” görüşünde.

MESLEK LİSELERİ ARTTIRILMALI

Meslek Liselerinin oranının Gaziantep’te düşük olmasının nedeninin eğitim arzından kaynaklandığını, Gaziantep’te 28 Meslek Lisesi’nin bulunduğunu sözlerine ekleyen Töremen, Gaziantep sanayisinin başarılı olduğu alanlar dikkate alınarak Meslek Liselerinin artırılmasının yararlı olacağını söyledi.

Gaziantep’te yeni yapılması planlanan okullarda Amerika’daki “Stüdyo okullar” modelinin dikkate alınması gerektiğini söyleyen Töremen neden olarak şunları söyledi: “Okullarda öğrenci sayısının artışına paralel şiddet, kavga ve çeteleşme gibi olumsuz yapıların çoğalma ihtimali artacaktır. Bu bağlamda özellikle ABD’de son yıllarda gittikçe artan sayılarıyla “Stüdyo okullar” projesinin mantığı dikkate alınmalıdır. Öğrenci sayısı 300’ü geçmeyen bu okullarda daha etkin bir biçimde rehberlik yapılması hedeflenmektedir. Çünkü, geleceğin okullarının en önemli problemlerinden birisi “Okul Güvenliği” konusudur. Dünya’nın bir çok yerinde bunu aşabilmek için sınıfların teneffüs saatlerinin ayrılmasına kadar önlemler alınarak sınıfların bir araya gelmesi engellenmeye çalışılmaktadır. Bu problem okullarda sınıf sayısı arttıkça daha belirgin bir şekilde kendini gösterecektir.”

AİLELER ÇOCUKLARINI OKUTMAK İSTEMİYOR

Prof. Dr. Fatih Töremen,“Velileri okula gelmeyen öğrencilerin aile hekimliği model uygulamalarına benzer biçimde evlerinde ziyaret edilmeleri, okul-aile işbirliği modeli açısından bir başlangıç olacaktır. Kız çocuklarının üniversite sınavında daha başarılı olması, kız çocuklarında okullaşma oranının düşük olduğu illerde başarısızlığa davetiye çıkarmaktadır. Bu bağlamda kız çocuklarının okullaşma oranının artırılmasına yönelik projeler yapılmalıdır” önerisinde bulunurken Gaziantep’in eğitimdeki başarısızlığı ve buna paralel spesifik olarak üniversite sınavındaki başarısızlığının kökeninin kültürel olduğunu dile getirdi. Töremen, “Aileler çocuklarının okumasını istemiyor. Çocuklarının çok kısa sürede sanayideki sıcak paraya ulaşmaları motivasyonu var ve tabi ki sanayiye karşı olan yüksek motivasyon eğitime yönelik çok düşük bir motivasyonun olması ile doğrudan ilişkili olduğu görünmektedir. Bu bağlamda değişim yönetimi stratejileri yoluyla paradigma değişimi yöntemleri uygulanmalıdır” diye konuştu.İkinci işler yaparak ek gelir sağlamaya çalışan öğretmenlerin durumlarına da değinen Töremen, öğretmenlerin durumlarınn iyileştirilmesi gerektiğini, öğretmenin mesleğinin dışında başka bir işe odaklanmamasının eğitimde kaliteyi artıracağı kanaatinde. 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.