1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. HÜSEYİN ÇELİK'İN AÇIKLAMALARI
HÜSEYİN ÇELİK'İN AÇIKLAMALARI

HÜSEYİN ÇELİK'İN AÇIKLAMALARI

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, Türkiye'nin diktatörlük ile yönetilmediği için Gezi Parkı protestolarının yapılabildiğini söyleyerek, "Bugüne kadar tabi ki polisin bazı müdahaleleri var.

A+A-

 Bu müdahaleler esnasında gönlü incinen, bedeni incinen insanlar var. Bu da bizi incitiyor. Keşke hiç olmasa" diye konuştu. 
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, AK Parti Genel Merkezi'nde bir basın toplantısı düzenleyerek, Taksim Gezi Parkı protestolarına değindi. Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını cevaplandıran Çelik, Gezi Parkı temsilcilerinin Gezi Parkı dışında bir talebi olup olmadığı sorusuna, "Gelen heyet tekrar söylüyorum özellikle Gezi Parkı’yla konuşan, Gezi Parkı’yla ilgili temennilerini, taleplerini, duygularını ifade eden bir heyettir. Daha önce Sayın Arınç ile görüşen ekibin taleplerini dillendirmediler, ama bu heyetin genel havasından söz ediyorum, buna yüzde 90 diyebilirim. Böyle bir referandum seçeneğinin çok isabetli olacağını ve meselenin çözümünde çok önemli ve iyi bir adım olacağını da ifade ettiler" cevabını verdi.
Atatürk Kültür Merkezi konusuna da değinen Çelik, Atatürk Kültür Merkezi'nin depreme dayanıksız olduğunu belirterek, "Son derece kasvetli, esasen Atatürk Kültür Merkezi adına da çok layık olan bir bina da değildir. Onun arkasındaki boşluğu da buna katarak, belki uluslararası bir proje yarışması açarak, oraya çok daha güzel, Taksim'e, İstanbul'a ve Türkiye'ye yakışan bir Atatürk Kültür Merkezi yine adı Atatürk Kültür Merkezi olan bir merkez yapılabilir" dedi.
Çelik, "5 saat boyunca konuştuğunuz konu sadece Gezi Parkı mıydı, hayat tarzına müdahale gibi endişeler konuşuldu mu?" şeklindeki soru üzerine ise şunları söyledi:
"Bütün bu söylediklerinize benzer endişeleri dillendiren arkadaşlar oldu azınlık olmakla birlikte. Ama bunu 'ben söylüyorum' demediler, böyle böyle söylentiler var, algılar var şeklinde buna benzer söylediğiniz konularla ilgili olarak bazı meseleleri dile getiren misafirlerimiz oldu. Ama azınlıkta oldu. Meselenin özü Gezi Parkı, daha sonra olup bitenler, bunun etrafında olup bitenler. Tabi üniversite hocası olup, mimar olan arkadaşlar vardı. Uzun yıllardan beri oradaki gözlemlerini ifade ettiler. Ne olması ne olmaması gerektiğini anlattılar. Sayın Başbakan da büyük bir nezaketle, büyük bir sabırla sonuna kadar hiçbir zaman tadidi koymadan sonuna kadar gelen misafirleri dinledi. Bu Dolmabahçe buluşmalarında da böyleydi. Birileri Sayın Başbakanı şununla veya bununla itham edebilir. Bu çok büyük bir haksızlıktır. Ben yıllarca birçok lider tanıdım. Sayın Başbakan kadar dikkatli dinleyen, dikkatli not alan, sonra bütün konuşulanları toparlayan ve sonuçta bir karar alan çok az lider vardır. Başbakan’ın siyasi rakipleri Başbakan’la siyaseten mücadele edemediği zaman maalesef o dedikleriniz ifade ediyorlar. Ben halkın bunu takdir ettiğini düşünüyorum. Yıllarca bunu Menderes için de kullandılar, Özal için de kullandılar, şimdi Sayın Başbakan için de kullanıyorlar. Türkiye bir diktatörlük olamadığı için bu eylemler yapılabilir. Eğer Türkiye diktatörlük olsaydı bu eylemler yapılamazdı. Yapılsa bile Allah göstermesin işin şekli çok farklı olurdu. Bugüne kadar tabi ki polisin bazı müdahaleleri var. Bu müdahaleler esnasında gönlü incinen, bedeni incinen insanlar var. Bu da bizi incitiyor. Keşke hiç olmazsa. Daha bugün G-8'lerin Londra toplantısı esnasında protesto gösterisi yapanlarla polis karşı karşıya geldiğinde hangi görüntülerin ortaya çıktığını lütfen seyredin. ABD'de Wall Street'in işgali sırasında ortaya çıkan görüntüleri seyredin. Dünyanın bazı ülkeleri bu konuda bize ders ve akıl vermek yerine biraz da kendilerine baksalar fena olmaz. Uluslararası basının bir kısmı maalesef belli telkinler altında ve ciddi bir dezenformasyon altında çok kötü bir algı oluşturuyor. Biz bunu hak etmiyoruz. Bunu daha fazla hak etmemek için de kendi içimizde kendi insanımızla bu meseleyi bitirmek istiyoruz. Herkesin ağzının tadı yerine gelsin istiyoruz. Kimse gazda yemesin kimse gaza da gelmesin, tencere tava çalındığı için de kimse uykusuz kalmasın, kimsenin seyahat özgürlüğü de engellenmesin trafikte tıkanmasın ve insanlar birbirlerine başka türlü gözlerle bakmasın bizim arzumuz budur."                                                                                                                                                                                                                                                 "HALKA GİDERKEN HİÇBİR SEÇENEKTEN KAÇMAYIZ"

Hüseyin Çelik, referandumun İstanbul'un genelinde mi yapılacağı, yoksa sadece Taksim'in bulunduğu ilçede mi yapılacağı sorusuna ise şu cevabı verdi:
"Batı'daki uygulama hangi ilçedeyse orada olur, ama İstanbul'un hepsi de dahil edilebilir. Taksim, İstanbul için sembolik bir yerdir, bu İstanbul’un tamamında da yapılabilir. Halka giderken biz hiçbir seçenekten kaçmayız. Birileri derse ki 'gelin bunu sadece Beyoğlu'nda yapalım' ona da varız, 'hayır İstanbul'da yapalım derse' ona da varız. Ama böyle bir karar alınıp, bu kararın hayata geçmesi halinde biz halka soru sorulmasından rahatsız olmayız. Bugüne kadar 7 kere halka sorduk, sandığı önüne götürdük. 7'sinde de halk bize onay verdi, böyle bir şey olması halinde halkın takdirinin ne yönde tecelli edeceğini biz önceden yüzde yüz kestiremeyiz, ama halkımıza güveniyoruz. Halkımıza biz güveniyoruz, halkımızın bu konularda da yine AK Parti'nin tezlerinin yanında olacağına inanıyoruz, ama başka türlü karar verirse de onu da öpüp başımıza koyacağız. Halk hayır arkadaş ben bunu istemiyorum dediği zaman halkın istemediğini biz istemeyiz hiçbir zaman."
Çelik, hafta sonu yapılacak olan mitinglerle ilgili bir soruya da şu cevabı verdi:
"Bizim mitinglerimiz, Sayın Başbakan zaten metropol şehir olan, büyükşehir belediyesi statüsünde bulunan 7-8 vilayette bu tip mitingler yaptı. Daha önce bunu Mardin'de, Şanlıurfa'da, Kayseri'de, Gaziantep'te, Balıkesir'de yaptı ve yapmaya devam ediyor. Sayın Başbakan’ın bu 30 vilayette, seçimle ilgili değil, seçim olmadan da halkımızla bir araya geliyoruz, bizim mitinglerimiz şölen havasında yapılır, şenlik havasında yapılır. Bizim mitinglerimizde başkasına husumet olmaz, bizim mitinglerimiz bölmez, sessiz yığınlar onlarda ortaya çıkarlar, seslerini demokratik ve barışçı ortaya koyarlar, dolayısıyla İstanbul’daki, Ankara’daki mitinglerimiz yapılacaktır.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.