• BIST 89.764
  • Altın 145,514
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • Kmaraş 4 °C
  • Mecliste terör estiren CHP gitti yerine...
  • Mart ayına dikkat! Tarihi rekor kırılabilir
  • Cumhurbaşkanından Avrupa'ya net mesaj
  • Mecliste terör estiren CHP gitti yerine...
  • Mart ayına dikkat! Tarihi rekor kırılabilir
  • Cumhurbaşkanından Avrupa'ya net mesaj

Kimyasal saldırı böyle gerçekleşti

Suriye'de 1360 kişinin can verdiği kimyasal saldırı, Şamlıların piknik yaptıkları ve Esed'in sarayının da bulunduğu Kasiyun dağından yapıldı.

Kimyasal saldırı böyle gerçekleşti

Guta'ya Cumhuriyet Muhafızları'nın konuşlandığı dağdan 'sarin gazı' yüklü 20'ye yakın füze ateşlendi.

Suriye'nin başkenti Şam'ın banliyölerine 20 Ağustos gecesi düzenlenen, kadın-çocuk 1360 sivilin hayatını kaybettiği korkunç kimyasal saldırının Suriye 'lideri' Beşşar Esed'in sarayının yer aldığı Kasiyun dağından yapıldığı öğrenildi. Suriye saatiyle gece saat 03:00'da başkent Şam'ın yoksul semtlerinin bulunduğu Gota bölgesindeki insanları uykusunda yakalayan kimyasal silahların, Esed'e bağlı Cumhuriyet Muhafızları ve Zırhlı Tümen Birlikleri tarafından 20'ye yakın füze başlığına konularak ateşlendiği belirtildi. Kasiyun dağından sivillerin bulunduğu mahallelere düşen füzeler ve bunların yaydığı kimyasallar, evlerinin bodrum katına kaçan insanların ve yataklarında uyuyan masum sivillerin bir kaç dakika içinde ölümüne yol açtı.

'YERYÜZÜNE İLK AKITILAN KAN'

Katliam füzelerinin ateşlendiği Kasiyun dağında Hz. Habil'in mezarı bulunuyor. Hz. Adem'in çocukları olan Kabil, kardeşi Habil'i öldürerek insanlık tarihinin ilk cinayetini işledi. Bu dağın taşıdığı anlamdan ötürü Hristiyanlar ve bazı doğu halkları Şam'a, 'yeryüzünde ilk akıtılan kan' anlamına gelen 'Dımaşk' diyorlar. Kasiyun dağı aynı zamanda Suriyelilerin piknik ve gezi alanı olarak da rağbet ettiği bir yer olarak biliniyor.

İBRAHİMİ İSTİFA ETMESİN DİYE

Bu arada, Ekim ayında Cenevre'de yapılması planlanan Suriye'nin geleceği konulu toplantıda kendi rejimini savunabilmek için Esed'in BM kimyasal silah araştırma heyetinin ülkeye girişine onay verdiği belirtiliyor. Esed'in bu onayı vermesinde Kofi Annan gibi Suriye konusunda ilerleme sağlayamayan BM-Arap Birliği Suriye Özel Temsilcisi Lahtar İbrahimi'nin istifa etmesinin önüne geçme amacının olduğu dile getiriliyor. İbrahimi'nin ayrılmasıyla birlikte uluslararası alanda iyice köşeye sıkışacağını düşünen Esed'in BM heyetinin gelişine izin vererek istifanın önüne geçmeyi planladığı belirtiliyor.

RUSYA'DAN ŞAM'A BASKI

BM heyetinin ülkede incelemelerde bulunduğu sırada böyle bir saldırının gelmesi ise tartışma konusu oldu. Rusya, Şam yönetiminden inceleme yapması için BM heyetine izin vermesini isterken edinilen bilgilere göre, Esed'in 'Cenevre'de güçlü olalım' savına karşı asker ve muhaberat ise, 'muhalifleri durdurmak için şok etkisi şart' tezini savunuyor. Bu arada kimyasal silahların Esed'in son anda onayını alan Suriye Cumhuriyet Muhafızları ve 4. Zırhı Tümen tarafından kullanıldığı da tespit edildi.

ŞAM'A BASKI YAPILMALI

Öte yandan, BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun'un sekreteri Eduardo del Buey, Ban'ın bölgede detaylı, tarafsız ve hızlı soruşturma yapılmasını istediğini söyledi. Suriye Hükümetinden inceleme izni istendiğini kaydeden Buey, Genel Sekreter'in, etkisi bulunan üye devletlerden BM heyetinin inceleme yapabilmesi ve insani yardımın ulaştırılabilmesi için taraflara baskı yapmasını istediğini de belirtti.

Hayvanlar telef oldu

Kimyasal saldırıdan sonra Şam, kimyasal saldırıda telef olan hayvanların mezarı haline geldi. Saldırısı sonrası Ain Tarma, Zamalka ve Cobar gibi kenar mahallelerde yüzlerce hayvan zehirli gazdan etkilenerek telef oldu.

Bush'un adamına Şam görevi

Suriye'de kimyasal silah araştırması için görevlendirilen Birleşmiş Millerler araştırma heyetinin başındaki isim ilginç. İsveçli profesör Ake Sellstrom, Beşşar Esed'in 20 Ağustos gecesi Şam'ın doğusuna kimyasal gaz atmasından iki gün önce Şam'a ulaşmış, ekibiyle birlikle buradaki lüks br otele yerleşmişti. Saldırının yapıldığı Guta bölgesine hala gitmemiş olması muhaliflerce eleştirilirken dün Esed hükümetinin heyete izin verdiği haberi geldi. Ancak buna rağmen heyetin ve çıkacak sonucun güvenirliği ciddi bir tartışma konusu. Ake Sellstrom 1990'lı yıllarda Irak'ta kimyasal silah araştırması yapan batılı heyetin içinde yer almış bir isim. İsveçli kimyasal silah uzmanı Sellstrom son olarak ırak işgalinden aylar önce, 2002 sonlarında, ABD'de dönemin başkanı George W. Bush yönetiminin isteğiyle BM tarafından görevlendirilen Irak'ta kimyasal silah arama heyetinde bulunan kişiydi. Aynı zamanda 'Irak'ın Silahsızlandırılması Komisyonu'nun da baş danışmanıydı.

BLİX'İN İZİNDE

Irak işgali sırasında Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu Başkanı olan Hans Blix, Sellstrom'un göreviyle ilgili bir açıklama yaparken şu ifadeleri kullandı: 'Ne yaparsa yapsın, Suriye'de bir çok farklı grup adeta otonom olduğu için, ne can güvenliği var ne tüm tarafları tatmin edecek bir sonuca varabilir. Herkes tarafından eleştirilecek.' İngiliz İndependent gazetesi ise Sellstrom'un biyografisine yer verirken şu başlığı kullandı: 'Hans Blix'in izinde...'

Tuğla parçası bile ortaya çıkartabilir

Suriye'deki kimyasal saldırıyla ilgili açıklamalarda bulunan Adli Tıp Uzmanı ve İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Nevzat Alkan, ölümlerin şeklinin kimyasal silah kullanıldığının bir kanıtı olduğunu söyledi. Kimyasal silahların boğarak, yakarak ve sinir sistemlerini etkileyerek öldürdüğünü söyleyen Alkan, 'Kullanılan gazın Sarin gazı olduğu görüşündeyiz. Bu gaz sinir sistemlerini bloke ederek önce etkisiz hale getirir sonra da nefes alıp vermeyi durdurur ve kişi oksijensizlikten 8-10 dk içinde ölür. Ölmese de felçli kalır' dedi. Ölmüş birkaç kişinin bedeninin Türkiye'ye getirilmesinin güç olduğunu ve bu yöntemle kimyasal tespitler yapılamayacağını kaydeden Nevzat Alkan, silahın uygulandığı bölgede bulunan bitki, kıyafet, toprak ve tuğla örneklerinin önemli olduğunu söyledi.

Sınırda teyakkuz

Türkiye, kimyasal saldırının yapıldığı Şam'dan ülkeye girecek kişiler için bekleyişe geçti. Sınıra gelen kişilerde Sağlık Bakanlığı tarafından kimyasal ön bulgularına rastlanırsa, bu kişiler hemen ambulans uçakla Refik Saydam Hıfzıssıhha'ya gönderilecek. Kimyasalın tespiti için MİT ve Hıfzısıhha uzmanları birlikte çalışacak. Sınıra gelen kişilerde, zehirli kimyasal savaş maddelerinin vücutta yarattığı, gözlerde yanma, gözyaşı akması, kusma, göz bebeklerinin küçülmesi, görüşün karartılı ve bulanık olması, göğüste tazyik ve sıkışma, sebepsiz olarak burun ve ağızdan akıntı gelmesi gibi etkilere bakılacak.

 

Kaynak: Yenişafak


  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Maraştan Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0344 224 18 45 | Faks : 0344 224 18 45 | Haber Scripti: CM Bilişim