• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kmaraş 17 °C
  • Erdoğan-Merkel görüştü! İşte Merkel'in istekleri
  • Hakkari Çukurca'da patlama! Şehit ve yaralılar var
  • Fitneciler kaybetti, AK kadrolar kazandı
  • Erdoğan-Merkel görüştü! İşte Merkel'in istekleri
  • Hakkari Çukurca'da patlama! Şehit ve yaralılar var
  • Fitneciler kaybetti, AK kadrolar kazandı

KMTSO MECLİS TOPLANTISI MİLLETVEKİLLERİNİN KATILIMIYLA YAPILDI

Ak Parti Grup Başkan Vekili Mahir Ünal ve beraberinde Nevzat Pakdil, Yıldırım Ramazanoğlu, Sıtkı Güvenç, AK Parti İl Başkanı Fatih Mehmet Erkoç ve Merkez İlçe Başkanı Necati Okay’ın katılımıyla gerçekleştirilen 48. Olağan Meclis Toplantısı Meclis Başkanı

KMTSO MECLİS TOPLANTISI MİLLETVEKİLLERİNİN KATILIMIYLA YAPILDI

Şahin Balcıoğlu şunları kaydetti: Bugün Aralık ayı Meclis toplantımız yapıyoruz. Malum bu ayda ticarette de ticaretin odasında da hesabın konuşulduğu bir ay. İş yerlerinizde de bunun hesabını konuşuyorsunuz. Ben izninizle hesabı konuşmaya bu ay ya da bu yıldan değil, biraz daha geriye giderek başlamak istiyorum. Tam yılını hatırlamıyorum ama yıl 1973–74–75 yılları. Lütfen zihninizi birazcık daha zorlayıp o günleri hatırlamaya çalışın. Maraş’ta bir oyunun provası hazırlanıyor ve bu oyun için en iyi çalışma sahnesi olabilecek yer Pazarcık seçiliyor. Bunu çoğu insanımız unuttu. Ben yazılan yazılardan bakıyorum, söylenen söylemlerden bakıyorum, hatırlayan çok kimse yok. Aşağı Pazarcıkla yukarı Pazarcık bir senaryo gereği birbirine düşürüldü. Orada provaları yapılan bu oyun daha sonra Kahramanmaraş’a geldi. Milli piyango bileti bile satılmayan bir ilde, nasıl olduysa birden bire seyyar milli piyango bayileri türedi. Hatırlıyor musunuz veya duydunuz mu? Ben yoktum. Herkes bunu anlattı. Maraş’ta birden bire milli piyango seyyar satıcısı çoğaldı diye. Sonra. Sonra bu oyun sahnelendi, sahneye çıkartıldı, oynandı. Ama tam oynanırken oyun yandı, sahne yandı ama oyuncular kaçtı. Ama seyirciler, seyircilerin hepsi yandı. Canımız yandı, canlarımız yandı ve biz bunun acısını hep yaşadık. Hatırlayın Maraş’ın bir Evliya ustası vardı Saray Pastanesinin sahibi. Tek amacı insanları güldürmekti bu insanın. Telefonun olmadığı dönemde İstanbul’dan sırf onu kızdırıp bir iki laf söylesin diye yazdırmalı telefonla sabahtan yıldırım telefon yazdırılıp, akşam telefon çıktığında bir iki laf söyleyip onu kızdırıp iki laf duyan belki normal insanın söylediğinde kızıp hakaret edecek lafa kahkahalarla gülüp telefonu kapatırlardı. Belki rahmetli Evliya usta ömründe askerliğin dışında hiç eline silah almamıştı. Ama hangi milli piyangocunun namlusundan çıktığını bilmediğimiz bir kurşunla bugün aramızda yok ve onu kaybettik. Eğer bu bir prim yapmaksa artık üzerimizden, bizim üzerimizden prim yapmaktan vazgeçin. Türkiye’de bir tek şey uzun süre prim yaptı Kemal Sunal filmleri. Onun dışında hiçbir şey prim yapmadı, bunlar da yapmıyor. Lütfen artık yeni oyunlar bulun. Bunu biz istemiyoruz. Artık birlik olma zamanı, artık güç olma zamanı. Hatırlayın yine eskileri. Hep mahallelerde bakkal amcalarımız vardı. Bizim borç ortağımızdı, bazen dert ortaklarımızdı. Hesapları olmazdı, alırlar ve satarlardı, kalan şeyleri evlerine gönderir bir türlü kazanmaya çalışırlardı. Örneğin bozulan domatesleri, yumuşayan domatesler evde evin hanımı tarafından domates salçası yapılırdı bir küçük kapta. Bunlar yok artık. Sonrasında süper marketler başladı. İnsanların daha az birbirlerini tanıdığı ama daha çok alış veriş ettiği yerler oluşmaya başladı. Şimdi, şimdi onlar da bitti. Onların yerine büyük alış veriş merkezleri kuruldu, hipermarketler kuruldu. Hipermarketlerde hiç kimse birbirini tanımadan alış veriş etmeye başladı. Ama hipermarket alış verişinin aldığında ya da sattığı dakikada hesabını bilir oldu. Yani insanlar bir araya gelip güçlü oldular, büyük oldular ve daha büyük olmaya çalıştılar. Bu yalnızca bizim süper marketlerimizde değil, koca Avrupa kendini tarihin hâkimi sanan Avrupa, kendi kendini birleştirip bir araya getirdi ve Avrupa Birliğini oluşturdu. Dünyanın en büyük satış sorunu olmayan mobil ve BP şirketleri, devasa şirketler birbirleriyle birleşti ve çok büyük şirketler oluştu. Tek şirket oldular. Siz daha mı büyüksünüz, siz daha mı güçlüsünüz. Bugün birlik olma zamanı. Öyleyse lütfen daha bir nasıl olacağımızı, hep beraber iyi düşünmek, doğru karar vermek zorundayız. Konuklarımız bağışlarlarsa Meclis üyelerime daha önceki meclisten sözüm vardı. Ben iki buçuk ay dünyayı epeyce bir gezdim. Çin ve Amerika’yla ilgili bilgi verecektim ama hepsini söylemeyeceğim, daha sonra anlatacağım. Bugün birkaç noktayı söylemek istiyorum ama önce Çin’i anlatmak istiyorum. Üstadın desturunda olduğu gibi inanmak katılmak paylaşmak diye bizde bir düstur vardı. Şimdilerin bütün kerameti bu sözde saklı. Bir işyerinde, bu fabrika olabilir, bu bir mağaza olabilir, bu bir çarşı olabilir, bütün insanlar sabahleyin işe başlamadan önce eğer varsa işletmenin içinde salonda, yoksa dışarıda kaldırımda toplanıyorlar ve sabah sporu yapıyorlar. İstisnasız herkes. Bunun için zorlayan bir yasa yok. Ama sporun arkasından 15-20 dakika spor yaptıktan sonra herkes kendi kendine kendi lisanlarınca ya yemin ediyorlar, ya söz veriyorlar. Bugünkü iş için azimle yola çıkmaya, kararla yola çıkmaya. Ve Çin’de hiçbir işin küçük ya da büyük diye bir ayrımı yok. Bütün işler önemlidir. Aksi yok. Küçücük bir şey de yapsan. Ve dikkat edin dünyaya, Türkiye’mize de gelen tüm şeyler küçük şeyler Çin’den. Ve o küçük şeylerle dünyaya insanlar ticaretini yapmaya çalışıyorlar. Çin’de yüksek sesle konuşan hiçbir insan duymadım, yok. Çin’de polis de görmedim. Bir tane bir akşam vakti polis gördüm, onun da tabancası yoktu. Akşamları cumartesi pazarları mahalle karakolları kapalı, kilitli kimse yok. Böyle bir Çin. Amerika bundan biraz daha farklı. Amerika büyük düşünenlerin ya da küçük düşünemeyenlerin ülkesi. Amerika’da evlerin bahçeleri, filmlerde görüyorsunuzdur; bahçeleri var gayet düzenli, tertipli ama duvarları yok. Ama siz oraya giremezsiniz. Amerika’da kışın ben bir ev alsam diye arkadaşıma sordum aman ha dediler yapamazsın. Niye. Kışın kar yağarsa. Ne yapım kar yağarsa. Kaldırımda düşen adamdan sen sorumlusun. Kaldırımdaki kardan, kaldırımdaki pislikten, kaldırımdaki şundan, kaldırımdaki bundan sen sorumlusun, ev sahibi sorumlu, bina sahibi sorumlu. Eğer bahçedeki çimleri biçmezseniz belediye tarafından ceza alırsınız. Arkadaşım küçücük bir şey anlattı affınıza sığınarak anlatmak istiyorum. Yeni eve taşındık çimler de büyüdü. Karşı komşunun çocuğu geldi. Amca çimleri ben biçebilir miyim? ‘Olur’ demiş. Bir baktım ertesi gün bahçede bir motor sesi. Baktım diyor motoru gördüm çocuğu göremedim. Çocuk motordan çok küçük. Çimleri biçti bitti dedi diyor, hemen çıkarttım 20 dolar para verdim diyor. Çocuk gitti. Koşarak babası geldi diyor. Ne yaptın? Çimleri biçti. Evet. Ben de 20 dolar para verdim. Olmaz dedi diyor. Niye? Burada rayiç 8 dolar. Sen daha fazla verip onun ahlakını bozamazsın. Hak etmediği bir parayı ona veremezsin. Geri çağır geri iste diyor. Peki dedim diyor. Çağırmış çocuğu demiş ki ben sana söylemeyi unuttum 8 dolara biçilecek biliyorsun. Evet demiş. 2 dolar da bahşiş ben sana iki haftalık verdim. Tamam demiş gülerek gitmiş çocuk. Hak etmediği parayı almamayı daha çocuk yaşta öğretiyorlar. Çok düşünerek bazı kararlar vermişler, kurallar koymuşlar. Eğer ticaret yapacaksanız ki benimle ilgili, bizimle ilgili bölümü orası. Her şey emrinizde. Vatandaşlık numaranızla 15 dakikada şirketinizi kurabiliyorsunuz internet üzerinden. Kurallara uyabilirseniz her şey sizin. Paşa da sizsiniz kral da sizsiniz. Ama uymazsanız bütün ipleriniz koptu. Bundan sonraki hayatınızda her şeyi burnunuzdan getirecekler. Bir Türk öğrenci fazlaca içki içmiş, arabasını duvara çarpmış, çocuğun ehliyetini almışlar 3 yıl. Taksi yok, dolmuş yok, otobüs yok. Ne yapıyor dedim. Yağmurda bisikletle okula gidiyor dedi. Niye dedim araba mı şikâyetçi. Yok dedi. E duvar mı şikâyetçi. Yok dedi. İnsanlara çarpma meyli var bu adamın çarpabilir diye aldılar dedi. Çocuk hayatını Amerika da kurmak isterken, dönmüş Türkiye’de iş aramaya geliyor Şubat tatilinde. Neden? Çünkü her yerde karşısına çıkacak. Bu adam kurallara uymaz. Eğer tercihte iki kişi kalacaksa bu çocuk kesin seçilmeyecek. Biz yapabilir miyiz bilmiyorum. Gelelim ülkemize. Ülkemize bakarsak dış ticaret açığı ve buna bağlı olarak cari açığın düşüşe geçmesi, enflasyonun beklenenden düşük çıkması, işsizlik oranının uzun zamandır görmediği seviyeye düşmesi, yoksulluk oranının gerilemesi, IMF’ye olan borcun düşmesi ve 2012 Nisan ayında sona erecek olması ekonomik istikrarın önemi açısından geleceğe olan güveni arttırıyor. Merkez bankası faizleri düşürmüş olmasına rağmen, bu bizim için çok iyi olmayan bir şey; KOBİ’ler, piyasa bunu anında hissedemiyor. Çünkü bankalar bunu çok yavaştan alıyorlar. Ama buna rağmen ihracat 2011 yılının ilk 3 çeyreğine göre iki buçuk kat arttı. Türkiye ihracat artışıyla büyümekle kalmıyor, ihracatımız aynı zamanda cari açığımızı da düşürüyor. Bu yılın ilk dokuz ayında cari açığın milli gelire oranı 7%’nin de altına indi. Cari açıktaki iyileşmenin yanı sıra döviz rezervlerinde de bir rekor yaşanıyor. 2002 sonunda yani 10 yıl önce 28,1 milyar dolar olan altın dâhil döviz rezervi 30 Kasım 2012 itibari ile 4 katına çıkarak 118,4 milyar dolara yükseldi. Bunlar 2013’te kamu maliyesinin sağlam olacağını gösteriyor. Dolaysıyla 2013’te yatırımlar umuyoruz ki devam edecektir. Türkiye 2013’e 2012’den daha iyi girecektir diye umut ediyoruz. Dünyada ise uluslararası enerji ajansı projeksiyonlarına göre gelecek dönemde petrol ve doğal gaz üretiminin ABD başta olmak üzere bazı ülkelerde yeniden canlanması, bu doğrultuda üretim ve tüketim yapılarının değişmesi, ülkelerin nükleer enerjiden çekilme kararları, enerji fiyatlarında meydana gelen yükseliş ve aşırı oynaklık ve bütün bunların da sonucu olarak enerji verimliliğine yöneliş olarak önümüzdeki dönemde enerji politikalarında öne çıkan konular olacağını düşünüyoruz. Yine projeksiyonlar çerçevesinde bir diğer önemli gelişme ise Çin, Hindistan ve Orta Doğu ülkelerinde yükselen yaşam standartlarına paralel olarak 2035 yılına kadar enerji talebinin 1/3’in üzerinde artmasıdır. Burada şunu düşünmenizi rica ediyorum. 1 milyar 350 milyon nüfusu olan bir Çin’in tehdit mi bir umut mu olduğu. Türkiye’ye baktığımızda ise birincil enerji tüketiminde 21. sırada gelsek de OECD ülkeleri içerisinde geçtiğimiz 10 yıllık dönemde enerji talep artışının en hızlı gerçekleştiği ülkeyiz. Bu nedenle başta sanayi olmak üzere sektörlerin rekabet gücünü arttırabilmek için kaliteli enerjinin uygun fiyata temin edilmesi ve verimli kullanılabilmesi gelmektedir. Enerji bileşimini daha az karbon yoğun hale getirmek için çabalarken yüksek büyüme beklentimizde enerji talebimizi arttıracaktır. Bu ters bir orantıdır ama uygulamakla yükümlüyüz. Hali hazırda ülkemiz Dünyada 2002 yılından bu yana elektrik ve doğal gazda Çin’den sonra en fazla talep artış hızına sahip 2. büyük ülke olmuştur”.

 

KMTSO Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Karaküçük ise, Kahramanmaraş’ın Türkiye’ye mal olmuş, özellikle Anadolu şehirlerinin öncülüğünü üstlenmiş bir şehir olarak, sanayi enerji tüketiminde, Adana, Kayseri, Denizli, Mersin, Manisa, Eskişehir gibi sanayi şehirlerini geride bırakarak Türkiye’nin global ekonomik hedefleri bakımından stratejik bir konuma ulaştığını belirterek şöyle devam etti: ”Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası olarak; sanayi altyapısının iyileştirilmesi ve sürdürülebilir bir ekonomik ortam oluşturulması amacıyla ortaya koyduğumuz Tomsuklu Organize Sanayi Bölgesi 1. Etap Projemiz ile ilgili olarak; Sayın Milletvekillerimiz ile birlikte yaptığımız başvuruya istinaden önümüzdeki Ocak veya Şubat ayında yer seçimi için bir teknik heyet geleceğini ve bahar aylarında Tomsuklu OSB’ye talep toplamaya başlayacağımızın müjdesini vermek istiyorum. Kahramanmaraş için stratejik yatırımlardan birisi olan bu proje ile ilgili olarak; ilimizi ziyaretleri esnasında bizlere destek veren Sayın Başbakanımıza, başvuru dosyalarını Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanımıza birlikte sunduğumuz Sayın Milletvekillerimize, bizlere her türlü desteği sağlayan Sayın Valimize, Sayın Belediye Başkanımıza, Ak Parti İl Yönetimine teşekkürlerimizi sunuyorum”.

 

Kahramanmaraş’ta son 10 yılda gerçekleşen ekonomik gelişmelere değinen Karaküçük, “Son on yılda, 7,5 milyar TL özel sektör yatırımı, Yıllık 6 milyar TL sanayi hasılası, Türkiye iplik üretiminin %35’i, kumaş üretiminin %10’u, metal mutfak eşyalarının %60’ı, Türkiye elektrik üretiminin %8’i, çimento üretiminin %7’si, gıda, altın işleme, kağıt, plastik, ambalaj, makine gibi sektörel çeşitliliği, İlk 1000’de 15 şirketi, Türkiye’nin en çok elektrik tüketen illeri arasında 11. sıradaki yeri, 2005 yılında 450 milyon TL vergi üretirken 2012 yılında 1,5 milyar TL vergi geliri, 2005 yılında 45 bin kişiye istihdam sağlarken 2012 yılında 100 bin kişiye istihdam oluşturması, 2005 yılında 235 milyon dolar ihracat yaparken, 2012 yılında 750 milyon dolara yükselmesi Hükümetimizin reel sektöre verdiği en büyük desteklerden birisi olan 5084 Sayılı Kanun sayesinde olmuştur. İlimizde gerçekleşen bu ekonomik gelişmelerin devamı adına yılsonunda süresi sona erecek olan, Türkiye’nin ekonomik sorunlarının en iyi reçetesi niteliğindeki 5084 Sayılı Kanun’un istihdam desteğinin uzatılması çok yararlı olacaktır. Teşvik Yasası’nın 49 ilin tamamında uygulanmaya devam etmesinin Hazinemize getireceği yükün azaltılması bakımından bizim önerimiz, kanunun, Suriye’deki iç savaş nedeniyle ticareti olumsuz etkilenmiş olan sadece 8-10 ilde sürdürülmesidir”. dedi.

 

2023 hedeflerine değinen Başkan Karaküçük, Türkiye 2023 Vizyonu çerçevesinde 500 milyar dolar ihracat hedefinin ancak ve ancak Anadolu kentlerinin üretim ve ihracatının artırılması ile gerçekleştirileceğini, bunun da yatırım, istihdam ve üretim konusunda var gücüyle çalışan, krizlere rağmen büyümesini devam ettiren Türk sanayicisine dolayısıyla Türk işçisi, Türk emeği, Türk sermayesi ve Türk ürünlerine destek olarak sağlanabileceğini ifade etti. Karaküçük şöyle devam etti: “Kahramanmaraş da; Türkiye 2023 vizyonu kapsamında yeni yolunu belirleyerek yılda 5 milyar dolar ihracat hedefine doğru koşmakta, bu yolda altyapısını ve işgücünü oluşturmaya devam etmekte, yatırımlarını hızla sürdürmektedir. Devletimizin desteği, -bu itibarla- bizler için çok önemlidir”.

 

Türkiye’nin sosyal politikalarına vurgu yapan Karaküçük, ekonomi politikasının çalışanı ve üreteni koruyup gözetmesinin çok önemli olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti: “Bize göre sosyal devlet, sosyal yardımlar vasıtasıyla atıl bir işgücü kitlesi oluşturmaktan; sosyal yardımları suiistimal ederek yaşam tarzı haline getirenleri desteklemekten ziyade, 5084 gibi teşvik mekanizmalarını geliştirmek suretiyle, çalışarak ve üreterek yaşamını idame ettiren insanlarımızı desteklemelidir. Dünya ekonomisinde yaşanan olumsuzlukların bir sebebinin de sosyal devlet ilkesinin suiistimal edilmesi olduğu açıktır”.

 

AK Parti Grup Başkanvekili ve Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal partilerinin başarısını, el attıkları her meseleyi özümsemelerine bağlayarak, “AK Parti’nin başarısının sırrı meseleyi ucundan veya kıyısından yakalaması değil, meseleyi kalbinden yakalamasıdır” dedi.

 

Ünal, Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası’nın (KMTSO) 48. Meclis Toplantısı’nda yaptığı konuşmada AK Parti iktidarlarıyla geçen 10 yılı değerlendirdi. AK Parti hükümetlerinin, iç ve dış politika, ekonomi, sağlık, eğitim gibi konularda icra ettiği başarıları anlatan Ünal, her zaman milletin dertlerini kendilerine dert edindiklerini söyledi.

 

Türkiye’nin sorunlarını bilerek yola çıktıklarını ifade eden Ünal, kaleme aldıkları parti programı, seçim beyannameleri ve hükümet programlarında bunlara yer verdiklerine değindi. Bu konuların her zaman birbiriyle bütünlük arz ettiğine işaret eden Ünal, şunları kaydetti: “Biz iktidara geldiğimizde demokratikleşme ve kalkınma programı diye bir program kaleme aldık. Türkiye’nin sorunlarını biliyorduk ve AK Parti’nin kuruluş programında da bu sorunları dile getirdik. Bugün geri dönüp baktığımda 2002’de kaleme aldığımız, seçim beyannamelerinde, hükümet programlarında dile getirdiğimiz konuların birbiriyle bütünlük ve istikrar arz ettiğini net bir şekilde gördük. Dolayısıyla ‘bütün bunların altında yatan, ‘bu başarı hikayesinin altında yatan en temel şey nedir’ diye düşündüğümde şunu görüyorum. Öncelikle kendinizi bir meselenin dışında görüyor ve o meseleye dışardan bakıyorsanız başarılı olmanız mümkün değildir. Bir işi tuttuğunuz zaman kalbinden tutacaksınız ve bir işi yapmak istiyorsanız o işin delisi olacaksınız. Gece o iş rüyalarınıza girecek. Bunu en iyi işadamları bilir. Başarılı iş adamları, sonuç alan işadamları bilir. Yani dertlenen, o meseleyi kendine dert edinen ve bunun için de kendisini feda eden insanların sonuç aldığını tarih bugüne kadar yazagelmiştir. AK Parti’nin bu konuda temel özelliği de meseleyi ucundan kıyısından yakalaması değil, meseleyi kalbinden yakalamasıdır.”

 

Bu başarılardaki en büyük payın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a ait olduğunu ifade eden Ünal, Erdoğan’ın artık sadece Türkiye’de değil, bölgede ve dünyada marka değeri taşıdığını vurguladı. Ünal, sözlerini şöyle tamamladı:

“Liderlik, güçlü bir hikayenizin olmasını, bir söyleminizin ve vizyonunuzun olması demektir. Bu çerçevede Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin bölgeye ve dünyaya hediye ettiği büyük bir markadır. Liderlik anlamında büyük bir markadır. Çünkü bugün dünyaya baktığınızda bana kaç tane lider sayabilirsiniz? Yani bugün dünyanın en büyük krizi yaşadığı şeylerden bir tanesi liderliktir. Obama’yı sayabilirsiniz, Sarkozy gitti, Ahmedi Nejat belki bölgede konuşabilirdi ama gücünü kaybetmiş durumdu. Dolayısıyla başbakanımız, şu anda hem akademik anlamda hem sosyolojik anlamda hem siyasi anlamda kendini gerçekleştiren, kendi ülkesini dönüştüren ve kendi ülkesini dönüştürürken kendi siyasetini gerçekleştiren ve en önemlisi muhalefeti dönüştürebilen güçlü bir liderliğe sahip. Artık Recep Tayyip Erdoğan Türkiye’nin yetiştirdiği bir marka ve sahip çıkılması gereken bir marka. Siyaset üzerinden siyasetin içinde değerlendirilecek bir marka değil. Çünkü niye biliyor musunuz? Bugün sahip olduğumuz istikrarın çivisi niteliğinde Recep Tayyip Erdoğan. İşte bu nedenle ona sahip çıkmak 


  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Bitlis terör operasyonu27 Mayıs 2017 Cumartesi 15:50
  • Ali Tanrıyar son yolculuğuna uğurlanıyor27 Mayıs 2017 Cumartesi 15:47
  • Bahçeli: Ne PKK, ne FETÖ Türkiye’yi dize getiremeyecektir27 Mayıs 2017 Cumartesi 15:19
  • 2 terörist etkisiz hale getirildi27 Mayıs 2017 Cumartesi 14:14
  • Erdoğan AK Parti MKYK'yı topluyor27 Mayıs 2017 Cumartesi 13:58
  • Avrupa ve ABD’nin çilekleri Sason’dan27 Mayıs 2017 Cumartesi 13:08
  • Terör örgütleri Rakka için anlaştı27 Mayıs 2017 Cumartesi 13:04
  • Halı ustasından Erdoğan portresi27 Mayıs 2017 Cumartesi 12:57
  • İftar sofraları ekmek tüketimini azaltıyor27 Mayıs 2017 Cumartesi 12:54
  • Yağmur çiftçinin yüzünü güldürdü27 Mayıs 2017 Cumartesi 12:43
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Maraştan Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0344 224 18 45 | Faks : 0344 224 18 45 | Haber Scripti: CM Bilişim