• BIST 107.152
  • Altın 143,431
  • Dolar 3,5606
  • Euro 4,1613
  • Kmaraş 37 °C

MEMUR-SEN 19 YAŞINDA

Memur-Sen’in kuruluşunun 19. yılı nedeniyle düzenlenen yemekte konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, “Gezi Parkı’nda iyi niyetli bulunan vatandaşları ayırdığımız zaman diğerlerinin amacının ne olduğu açık bir şekilde ortada” dedi.

MEMUR-SEN 19 YAŞINDA

  Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu ise, “Halka açık olsun diye mücadele edilen Taksim bugün halka kapatılmıştır, provokatörlerin merkezi haline gelmiştir. Bu ülkenin demokratikleşmesinden, hangi projeden kim rahatsızlık duymuş ve asla iktidar olma şansı yoksa Taksim’de iktidar aramaya başlamışlar. Öyleyse Taksim’den iktidar çıkmaz” diye konuştu. 
Memur-Sen’in kuruluşunun 19. yılı nedeniyle düzenlenen akşam yemeğine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu ve Memur-Sen’e bağlı sendikaların yöneticileri ile milletvekilleri katıldı. Gecede bir konuşma yapan Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, sendikanın kurulmasından bu yana yapılan önemli çalışmaları anlattıktan sonra çözüm süreci ve Gezi Parkı olaylarına değindi. “19 yaşındayız. Üyemiz ve ülkemiz ile büyüyoruz. Hem özlük hem de özgürlük mücadelesi veriyoruz” diyen Ahmet Gündoğdu, “Biz emaneti devraldıktan sonra binlerce faaliyete imza attık. Bunlardan birisi ortak akıl mitingleriydi. Solumuzda sağımızda bazı sendika ve konfederasyonlar illegal yapılanmalara nasıl ev sahipliği yaparsın derdinde, onlara çay demlerken, biz milletin iradesinin yanında, darbecilere karşı vesayeti deşifre etme gayreti veriyorduk. Biz biliyoruz ki, bu ülkede darbeciler istediği zaman bu millete haddini bildirdiği sürece ne siyasetin ne sendikacılığın hiçbir önemi olmaz. Darbecilerle siyasetçiler arasındaki en önemli fark, darbeciler istedikleri zaman gelir istemeyince gitmez, siyasetçileri ise millet istediği zaman getirir, istediği ya da istemeği zaman götürür. Öyleyse ekmeğinde, özgürlüğünde saygın olması önce her türlü illegal yapılanmadan, darbeden, darbeciden kurtulmak gerekiyor ki, bu bizim olmazsa olmazımız” diye konuştu.

“İŞTE YENİ TÜRKİYE BU”
Sendikanın yaptığı önemli mücadeleleri anlatan Gündoğdu, “Toplu sözleşme hakkı sendikal mücadelemizde çalışma hayatı boyunca verdiğimiz en önemli mücadeleydi. Referandumdaki mücadelemiz sadece bir sendikal mücadele değildi. Toplu sözleşmeye de, toplumsal sözleşmeye de ‘evet’ sloganıyla bu milletin onlarca yıldır anasının ağlamaya devam ettiği gerçeğini paylaşarak artık referandumdan ‘evet’ çıksın, bu milletin anası ağlamasın demiştik. Allah’a hamdolsun bugün en sıkıntılı günlerde, Taksim krizinde bile ileri demokrasiyi, fikir hürriyetini, talepleri en çok kızanlar bile geleceğe dair planlarını konuşuyor. Dünün Türkiye’sinde gelecek yoktu, darbeci paşalar üzüm asar gibi astıkları gençleri marifet olarak sayıyorlardı. İşte yeni Türkiye bu. Biz IMF’yi kovun derken, IMF’siz hayat olmaz diyen iş dünyası vardı. O gün onlar kar ediyordu, bize sabredin deniliyordu. IMF gitti onlar köşeyi dönmeye devam ediyor. Bugün 20-30 tane çevre sever gencin şapkasından kriz, kaos, darbeleri çıkartmak isteyenlerin başında bu iş dünyası varsa biz açıkça söylüyoruz, kriz varsa maaş bile almayalım, ama kriz yoksa büyütüp şımarttıklarınız yerine işçiyi memuru görecek, hakkımızı alacak günleri artık görelim diyorum. Yeni anayasa ve demokratikleşme bu milletin referandumda gerçekleştirdiği 23 maddelik mükemmelliğin tamama ermesi için gerekli. Bunun için çalışıyoruz” şeklinde konuştu.


 

 

 

 

“TAKSİM’DEN İKTİDAR ÇIKMAZ”
Başörtüsü yasağı ile ilgili sivil itaatsizlik yaptıklarını söyleyen Gündoğdu, “Başörtülü kadınlar yönetmeliklerle dövülmeye devam ediyordu. 12 milyon 300 bin imzayı topladık, sayın Bakanımıza verdik. Bakanımızdan bu imzaları işleme koymasını bekleyemedik, biz yönetmeliği yok saydık, sivil itaatsizlik eylemini gerçekleştirdik, başörtüsü sorununu çözdük. Hükümete de tavsiyemiz siz de çözün rahat edin. Çözüm süreci; biz Sayın Başbakanımızın bize akil insan önerisiyle akil olmadık. Akil insan, akil örgüt milletin yanında olan, her türlü illegal yapılanmaya karşı olan kurum ya da şahıstır. O güne kadar bir medeniyet projesi olarak yürüttüğümüz seçmediği ırkından dolayı insanlar arasında kalite arayışına giren cahiliye toplumu adetlerinden kurtulma mücadelesine yeni bir vicdani mecburiyet eklenmiştir. Türkiye’yi dolaştık, bütün ötekiler beriki olmak istiyor. Başörtülüler Cumhurbaşkanı eşi bile oldular, birey olamadılar. Aleviler öteki oldu, başka kesimler öteki oldu, muhafazakarlar öteki oldu, tüm bunları derin devlet adına birileri yaptı. Şimdi bütün ötekilerin beriki olduğu bir süreç yaşıyoruz” dedi.
Gündoğdu, Gezi Parkı olayları ile ilgili olarak ise, “Tam bu sorunun çözümü yüzde 95 ulaşmışken, birileri 13 ağacın altında demokrasi arayışına girdi. Halka açık olsun diye mücadele edilen Taksim bugün halka kapatılmıştır, provokatörlerin merkezi haline gelmiştir. Bu ülkenin demokratikleşmesinden, hangi projeden kim rahatsızlık duymuş ve asla iktidar olma şansı yoksa Taksim’de iktidar aramaya başlamışlar. Öyleyse Taksim’den iktidar çıkmaz” ifadelerini kullandı.

BAKAN ÇELİK BAŞBAKAN’IN SELAMINI İLETTİ
Memur-Sen’in Kurucu Genel Başkanı Akif İnan’ı anarak konuşmasına başlayan Bakan Çelik ise, “Başbakanımız bir konu ile ilgili aradı ve Memur-Sen ailesi ile birlikte olduğumu söyleyince selamları bizzat iletmemi istedi. Memur-Sen ülkemizin kayıp yılları dediğimiz çalkantılı yıllarında kurulmuş olan bir sendika. O yılları hepimiz biliyoruz, gerçekten zor yıllardı. Bu yollarda kuruldunuz ve kısa bir süre içinde bugün 100 binlere ulaşan ve Türkiye’nin en büyük kamu görevlileri sendikası konfederasyonu noktasına geldiniz. Bakanlık olarak bütün STK’lara karşı eşit duruşumuz en tabi ve doğru olandır. 16 milyon vatandaşımıza yönelik hizmetlerimizi sürdürüyoruz, dolayısıyla bütün sendikalarımıza karşı eşit bir duruş içinde olmamız çok tabidir. Elde edilen başarı nedeniyle Memur-Sen ailesini kutlamamak elde değildir. Örgütlenme dediğimiz hadisenin gerçekleşmesi hükümet tarafından da tespit edildiğine göre, bu konuda birinciliği elde eden kim varsa işçi sendikası da olsa, memur sendikası da olsa bize düşen tebrik etmektir, sizleri tebrik ediyorum. Memur-Sen’in gelişmesi ve büyümesine baktığımız zaman aslında Türkiye’nin demokratikleşmesi ile paralellik arzettiğini görüyoruz. Türkiye zor dönemlerden, sıkıntılı dönemlerden geçti. STK’ların mücadelesi demokrasinin yerleşmesi açısından çok ciddi katkılar sağlamıştır. Siyaset ‘sorumlu siyaset’ ve ‘sorunlu siyaset’ diye ikiye ayrılabilir. Sorumlu siyasetçiyi çok uzun anlatmaya gerek yok, varmış gibi görünen ama aslında icraatları olmayan, sorun alanları oluşturan siyaset sorunlu siyasettir. 2002 öncesi tablolara baktığımız zaman sorunlu siyaseti, 11 yıllık döneme baktığınız zaman sorumlu siyasetin örnekleri ile dolu olduğunu görüyoruz. Bu çerçevede Memur-Sen ailesi sorumlu siyasetin gereklerini yapmaktadır. Sorumlu siyasetin ve sorumlu sendikacılığın gereği olarak verdiğiniz soylu mücadeleden dolayı emeğe geçenleri kutluyorum” dedi.

“YIKARIZ, YAKARIZ’ DİYORLAR, BUNUN NERESİ DEMOKRASİ”
Gezi Parkı olaylarına da değinen Bakan Çelik, “Önemli bir süreçten geçiyoruz. 11 yıldır biz iktidardayız. İktidarımız döneminde eşit ve adil hizmet sunma anlayışı içinde hizmetlerimizi sürdürdük. Projeleri kağıt üzerinde olan bir Türkiye’den projeleri toprak üzerinde yükselmeye başlanan bir Türkiye konumuna taşıdık. ‘Temel at git Ankara’da yat’ anlayışını ortadan kaldırdık. El açan değil, kredi açan bir ülke konumuna Türkiye geldi. İçeride istikrarlı, dışarıda itibarlı bir ülke haline geldik çok şükür. Hastane kapıları çile değil, şifa kapısı haline geldi. Her alanda Türkiye normalleşiyor. Son zamanlarda karşı karşıya kaldığımız ifadeler aynen şu ‘yaptırmayız’. Sözüm ona demokrasi adına yaptırmıyorlar. ‘Referandum da yaptırmayız’ demokrasi adına yaptırmıyorlar. ’Yıkarız, yakarız’ diyorlar, bunun neresi demokrasi. Şimdi ‘yaptırtmayız’ diyenler yaptırtmayız kelimesiyle demokrasiyi nasıl yan yana getirecekler. Samimiyetsizlik buradadır. Gezi Parkı’nda iyi niyetli bulunan vatandaşları ayırdığımız zaman diğerlerinin amacının ne olduğu açık bir şekilde ortada. Talepler sandık değil, talepler sokak. Sandıkta, referandumda baş etmek mümkün değil, ‘o halde sokak hareketleriyle biz yakacağız, yıkacağız’ diyor. Yok arkadaşım öyle yağma, hangi dilden anlarsanız diyeceğim ama biz 76 milyonun Bakanıyız. Hukuk devleti çerçevesinde anladığınız dilden karşılığını mutlaka bulacaksınız. ‘İstanbul’a gelmeyin’ denildi Başbakan’ı karşılamak için, durdurmak mümkün oldu mu? Yüzbinler Atatürk Havaalanı’na aktı. Bu millet hiçbir zaman zalimlerin yanında durmadı. Bu millet hep doğrudan yana oldu. Bizde aynı çizgide milletimizin hizmetkarı olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
Bakan Çelik, “Önümüzdeki süreç içinde çalışanlarla masa etrafındaki tüm değerlendirmelerimizde yine çalışanların kazanacağı bir süreci yaşayacağımızı belirtmek istiyorum” diyerek sözlerini tamamladı.
Gecenin sonunda pasta kesilirken, Mehmet Akif İnan Hatıra Yarışması’nda dereceye girenlere ödülleri verildi.


  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Maraştan Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0344 224 18 45 | Faks : 0344 224 18 45 | Haber Scripti: CM Bilişim