• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kmaraş 23 °C

MİLLİ İÇKİMİZ AYRANDIR

Başbakan Erdoğan, Yeşilay'ın düzenlediği Global Alkol Politikaları Sempozyumu'nda 'Tek parti döneminde yıllarca bira milli içki olarak halka sunulmuştur. Halbuki bizim milli içkimiz ayrandır' dedi.

MİLLİ İÇKİMİZ AYRANDIR

 Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Yeşilay Cemiyeti tarafından Dünya Sağlık Örgütü işbirliğiyle düzenlenen Global Alkol Politikaları Sempozyumu'nun resmi açılışında konuştu. Alkolün toplumda yolaçtığı zararları sıralayan Erdoğan, 'Hayatın hangi alanına bakarsanız bakın, birçok arızi durumun, birçok yıkıcı sorunun alkol yüzünden kaynaklandığını, alkolün bütün kötülüklerin anası olduğunu görürsünüz' dedi. Alkolün toplumsal hayatı ciddi boyutlarda sekteye uğrattığını belirten Erdoğan, siyasetçilerin görevinin ise insanların sağlığını koruyarak müreffeh bir şekilde yaşamasını temin etmek olduğunu kaydetti.

MEN-İ MÜSKİRAT'I HATIRLATTI

93 yıl önce cumhuriyeti kuran Meclis'in 'Men-i Müskirat' adı altında alkollü içkileri yasaklayan bir kanunu kabul ettiğini hatırlatan Erdoğan, 'TBMM'nin toplanmasından 5, bir yürütme organı oluşturmasından 3 gün sonra, 28 Nisan 1920'de, Trabzon mebusu merhum Ali Şükrü Bey, ülkede içki üretimi ve tüketiminin yasaklanmasına ilişkin bir kanun teklifi verdi. Men-i Müskirat Kanunu, Meclisimizin çalışmaları başladıktan sonra sunulan 4. kanun teklifidir. Ali Şükrü Bey'in bu teklifi, istiklal mücadelesi günlerinde dahi son derece ehemmiyetli bir teklif olarak görülmüş ve ivedilikle görüşülmüştür. Meclis kurulduktan 5 gün sonra verilen 6 maddelik teklif, 5 ay sonra, 14 Eylül 1920'de alkışlar ve bravo nidaları eşliğinde kanunlaşmıştır' ifadelerini kullandı.

BİLİNÇLİ ŞEKİLDE ÖZENDİRİLDİ

Daha sonra tek parti CHP'si yönetiminde bu kanunun uzun süre yürürlükte kalamadığını söyleyen Erdoğan, şunları söyledi: 'Tek parti iktidarının tepeden inmeci, dayatmacı çağdaşlaşma zihniyeti yüzünden söz konusu kanun, tümüyle yürürlükten kaldırıldı. 'Çağdaşlaşacağız, modernleşeceğiz, uygarlaşacağız, alafrangalaşacağız' denilerek, taklitçi bir anlayışla alkol tüketimi özendirilmeye başlandı. 'Bedeli ne olursa olsun' dediler, 'ölenler öldü kalan sağlar bizimdir' dediler. Tek parti iktidarı döneminde, alkol teşviki o kadar abartılı bir propagandaya dönüştürülmüştür ki, lokantalara afişler asılmış, alkolün ne kadar faydalı olduğu anlatılmıştır.'

BİRAYA 'HALİS GIDA' DEDİLER

'O dönemde, alkollü içkilere adeta 'halis gıda süsü' verilmek istenmiştir. Dahası, alkollü bir içki olan bira, Cumhuriyet'in ilk yıllarında, yayınlanan bazı kitaplarda, maalesef, 'milli bir halk içkisi' olarak takdim edilmiştir. Halbuki bizim milli içkimiz ayrandır. O kadar ki, bazı aileler, sağlığa faydalı diye lanse edilen birayı, besleyici olduğu gerekçesiyle ilkokul çağındaki çocuklarına içirmeye başlamışlardır. Ankara'da, Atatürk Orman Çiftliğinde, çocuklara, adeta süt gibi, meyve suyu gibi alkolü içkiler içirilmeye başlandığını gösteren fotoğraflar elimizde var. Neyse ki, toplumsal yapı, toplumsal doku, devlet eliyle teşvik edilen alkol tüketimine karşı direnç göstermiş, alkolün çok daha yaygın kullanımının önüne bu sayede geçilebilmiştir.'

'Laikliğe tehdit' demek dört dörtlük cehalettir

Başbakan Erdoğan, alkole yönelik her düzenlemeyi, çocukları alkolden korumaya yönelik her adımı, cumhuriyete, laikliğe bir tehdit gibi lanse etmenin ve oralara taşımanın 1940'ların zihniyeti, Soğuk Savaş döneminin refleksi ve dört dörtlük bir cehalet olduğunu söyledi. Erdoğan, 'Türkiye Cumhuriyeti'nin harcı alkolle değil, şehitlerimizin kanıyla karılmış bir harçtır. Her düzenlemeyi, doğrudan cumhuriyetin temelleriyle, laiklikle ilişkilendirmek, açıkçası büyük bir çarpıtmadır, cumhuriyetin özüne, ruhuna aykırıdır' dedi.

HER TEDBİRİ ALIRIZ

Anayasa'nın 58. maddesinde 'Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır' ifadesinin yeraldığını hatırlatan Erdoğan, cümledeki 'alır' fiilinin emredici bir hüküm içerdiğine dikkat çekti. Bu kapsamda alkol kullanımını önlemeye yönelik yasal tedbirler alacaklarını kaydeden Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

GAZETELERDE İÇKİ REKLAMINA YASAK

'Eğitim kurumlarının kampüs alanlarında alkol satışı vardı. Öğrenci oraya ders yapmaya mı öğrenciliğinin gereğini yapmaya mı geldi? Yoksa kafayı bulmaya mı geldi? Alkolü alan, kafayı bulan ondan sonra döner bıçağını alır, arkadaşlarının üzerine gider. Bilgisayarı, kitabı unutur. Kampüs alanlarında alkollü içki satışını engelledik. Alkollü içkilerin 18 yaş altına satışını yasakladık. Alkollü içki reklamlarına ilişkin kapsamlı düzenlemeler yaptık. Eksiğimiz var. Şimdi de gazetelerde alkollü içki reklamlarının yapılmasını yasaklama çalışmaları üzerinde arkadaşlarım çalışıyor. Kısa zamanda gazetelerde de alkollü içki reklamlarının yapılması yasaklanacak. Çünkü bu reklamlar maalesef aldatıcıdır, yanıltıcıdır. Pazarlama teknikleriyle maalesef ailelerimizi tehdit eden bir unsurdur. Zaman zaman bu konuda vergiler artıyorsa da kusura bakmasınlar, mecburuz. ÖTV'ler de bizim petrol kuyularımız olmadığı için en önemli gelir kaynağımız.'

Biliyorum saldıracaklar

Şiddet, suç, intihar, aile içi sorunlar, sosyal problemler ve trafik suçları gibi alkolün daha tehlikeli ve yıkıcı sonuçları olduğunu dile getiren Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu: 'Özellikle trafik suçları. Hep söylüyorum, bir vatandaş, alkolsüz olarak trafikte gidiyor ama karşı taraftan alkollü birisi geliyor ve o alkollü, alkolsüz olan vatandaşın maalesef hattına girerek veya ona çarparak ölümüne neden oluyor. O alkolsüz aracını kullananın suçu nedir? Günahı nedir? Birkaç ay geçiyor, o alkollü cezaevinden çıkıveriyor. Ölen öldüğüyle kalıyor, öbürüyse elini kolunu sallayarak yine dolaşıyor. Şimdi bunun üzerinde de çalışıyoruz. Böyle olamaz. Elinde silahıyla vurduğu zaman katil, cezası çok yüksek; ama alkollü olarak vurup öldürdüğünde 'alkollüydü', bundan dolayı ceza hafifletici. Böyle bir mantık olamaz, bunun üzerine gideceğiz. Biliyorum, bazı medya grupları bundan dolayı bana saldıracak. Milletimin sağlığı için varsın bana saldırsınlar.'

İşyeri problemleri gibi birçok toplumsal sorunun kökeninde alkol olduğunu kaydeden Erdoğan, alkol yüzünden nice yuvaların yıkıldığını, ailelerin parçalandığını ve sonuçta birçok çocuğun yetim ve öksüz kaldığını anlattı. Dünya Sağlık Örgütü'nün 2010 tarihli 'Alkolün Zararlı Etkilerinin Azaltılmasına İlişkin Küresel Strateji' belgesinde vurguladığı hususlar ışığında vatandaşların sağlığı için gerekli düzenlemeleri yapacaklarını söyleyen Erdoğan, 'Zira ben babayım, insanım, Başbakanım, sorumluluğumun gereği budur' diye konuştu.


  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Sıradan bir gün!22 Temmuz 2017 Cumartesi 10:41
  • Facia teğet geçti...22 Temmuz 2017 Cumartesi 10:38
  • İşte alkol'ün zararları! 10 yılda 1.2 milyon insan...22 Temmuz 2017 Cumartesi 10:15
  • Kahramanmaraşlıların Ayder'i de Ahır Dağı22 Temmuz 2017 Cumartesi 10:07
  • Kahramanmaraş'ın yeni Jandarma Komutanı atandı... İşte atama listesi22 Temmuz 2017 Cumartesi 09:29
  • Kahramanmaraş Emniyetine 25 yeni araç22 Temmuz 2017 Cumartesi 09:17
  • Çok Katlı Otoparkta katlar yükseliyor21 Temmuz 2017 Cuma 18:20
  • TÜGVA Mescid-i Aksa’ya sahip çıktı21 Temmuz 2017 Cuma 18:15
  • Başkan Erkoç: “Basın bayramı kutlu olsun”21 Temmuz 2017 Cuma 17:10
  • 5 askeri ölesiye darp ettiler!21 Temmuz 2017 Cuma 16:54
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Maraştan Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0344 224 18 45 | Faks : 0344 224 18 45 | Haber Scripti: CM Bilişim